Clark Kent Phone Booth — Ode to Eva Cassidy şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Clark Kent Phone Booth adlı sanatçının "Ode to Eva Cassidy" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

I was tryin' to walk Giant’s Causeway all alone
You were reading at dawn your Szymborska’s poems
While the autumn would ash
On your mother’s carpet
And the idiots' parade
Somehow still raised a blast
Mirror cried, cried, cried
Off a blue room
Off a blue room
As the cello player threw his bow to the sky
Swear I saw the statues cry
Made a paper boat with my father’s funeral bill
Heard those cars hiss by your window’s eyes
But my glance had no more thrill
You were playin' barefoot in some underpass
Perfect as a morning on the beach of Carmel
And lilies died, died, died
There were more thorns than roses in the deputee’s speech
So we’d get to the garden to kiss our own gravity
But the only four we ever saw breed
Were the ones that we drank from the bottle indeed
I could feel your own breathing in the pause of your lyrics
I may roam in the corners of your sleep and your dreaming
Colors cried, cried, every color cried
Off your blue room
Off your blue room
Swear I, swear I, swear I saw the statues cry
Wait for happiness
Was the joy itself

Şarkı sözü çevirisi

Giant Causeway yapayalnız yürümeye çalışıyordum
Şafakta Szymborska'nın şiirlerini okuyordun.
Sonbahar kül olurken
Annenin halısında.
Ve aptalların geçit töreni
Her nasılsa hala bir patlama yarattı
Ayna ağladı, ağladı, ağladı
Mavi bir odadan
Mavi bir odadan
Çello çalar gökyüzüne yay attı gibi
Yemin ederim heykellerin ağladığını gördüm.
Babamın cenaze faturası ile bir kağıt tekne yaptı
Bu arabaların pencerenizin gözlerinden tısladığını duydum
Ama bakışım artık heyecanlanmadı.
Bir yeraltı geçidinde yalınayak oynuyordun.
Carmel plajında bir sabah gibi mükemmel
Ve zambaklar öldü, öldü, öldü
Milletvekilinin konuşmasında güllerden daha fazla diken vardı
Bu yüzden kendi yerçekimini öpmek için bahçeye giderdik
Ama şimdiye kadar gördüğümüz sadece dört cins
Gerçekten şişeden içtiğimiz kişiler miydi
I could feel your own breathing in the pause of your lyrics
Uykunun ve rüyalarının köşelerinde dolaşabilirim.
Renkler ağladı, ağladı, her renk ağladı
Mavi odandan çık.
Mavi odandan çık.
Yemin ederim, yemin ederim, yemin ederim heykellerin ağladığını gördüm.
Mutluluğu bekle
Neşenin kendisi miydi