Dalida — Justine şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Dalida adlı sanatçının "Justine" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

On la voyait passer toujours pliée en deux
Sous le poids d’un fagot mais plus souvent de deux
On la voyait passer le matin et le soir
Les cheveux bien tirés, toujours vêtue de noir
Du haut de mes dix ans je la trouvais plus vieille
Que ce tronc d’olivier ces rameaux de la treille
Mais j’entendais ma mère du fond de la cuisine
Crier, crier, crier
Bonjour, bonjour Justine
Elle habitait là-bas la plus vieille maison
Celle qui se confond au bleu de l’horizon
Barricadée chez elle comme dans un château fort
Elle comptait ses jours comme on compte un trésor
Du haut de mes quinze ans je la trouvais si laide
Avec ses pieds immenses et sa démarche raide
Mais j’entendais ma mère du fond de la cuisine
Crier, crier, crier
Bonjour bonjour Justine
Un matin dans la rue on ne l’entendit pas
Mais quelques jours plus tard on a sonné le glas
Elle était morte seule à quatre vingt dix ans
On meurt seule à cet âge même entourée d’enfants
Du haut de mes trente ans c’est brisé quelque chose
Comme l’on se dégrise quand le ciel se fait rose
Je n’avais plus ma mère au fond de la cuisine
Et c’est moi qui criait
Adieu, adieu Justine.

Şarkı sözü çevirisi

Her zaman ikiye katlandığını görebiliyorduk.
Bir demetin ağırlığı altında, ancak daha sık iki
Sabah ve akşam geçerken görüldü.
Saç iyi çekti, her zaman siyah giymiş
On yılımın başından beri onu daha yaşlı buldum.
Bu zeytin gövdesi bu kafes dalları
Ama annemi mutfağın arkasından duyabiliyordum.
Çığlık At, Çığlık At, Çığlık At
Merhaba, Merhaba Justine.
Orada en eski evde yaşıyordu.
Ufkun mavisi ile birleşen
Bir kalede olduğu gibi evde barikat
Günlerini bir hazine gibi saydı
On beş yıl boyunca onu çok çirkin buldum.
Büyük ayakları ve sert yürüyüşü ile
Ama annemi mutfağın arkasından duyabiliyordum.
Çığlık At, Çığlık At, Çığlık At
Merhaba Merhaba Justine
Bir sabah sokakta bunu duymadık.
Ama birkaç gün sonra zili çaldık.
Yalnız 90'da öldü
Bu yaşta yalnız ölüyoruz, hatta çocuklarla çevrili bile
Otuzlu yaşlarımın tepesinden bir şey kırıldı
Gökyüzü pembeye döndüğünde yağdan arındırmak gibi
Artık annem mutfağın arkasında değildi.
Ve çığlık atan bendim.
Güle güle, güle güle Justine.