Damh the Bard — Imramma (A Soul Quest) şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Damh the Bard adlı sanatçının "Imramma (A Soul Quest)" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

She’s here again my owl, my friend,
I can hear her call.
Her black and wingspread silhouette
Is cast upon my wall.
Her voice an ancient echo,
Of what has gone before.
I climb upon her feathered back,
And through the air we soar,
She takes me to the Ferryman,
Upon a distant shore.
If life’s a symphony,
Sing along, sing along.
Each note a harmony
In our song, in our song.
I place a coin into his hands
This voyage to undertake.
So silent I can hear my breath,
His craft, it leaves no wake.
A Lady stands upon the shore
She’s reaching out her hands
Her face as silver as the Moon
I step upon the land,
And tears of joy fall from my eyes,
For now I understand.
She takes me to a distant cave,
With a door of stone.
A place of rest, a silent tomb,
I step inside alone.
And then I see familiar shapes
Of things I’ve known before,
Toys that meant so much to me,
Are scattered on the floor.
And all the things I keep inside,
And try hard to ignore
My first guitar, a long-lost friend,
A time I nearly fell,
And my Grandmother’s music box,
With the tune I knew so well.
Faces of lovers come and gone,
A glass full of tears,
And as I watch they fade away
Back into distant years
All a part of who I am,
My hopes and dreams and fears
I wake to greet a brand new day,
But see what I have found,
A feather and a silver coin,
Are lying on the ground…

Şarkı sözü çevirisi

Yine burada, baykuşum, arkadaşım.,
Çağrısını duyabiliyorum.
Siyah ve kanat silueti
Duvarıma döküldü.
Sesi eski bir yankı,
Daha önce neler olduğunu.
Tüylü sırtına tırmanıyorum.,
Ve havada uçuyoruz,
Beni Feribota götürüyor.,
Uzak bir kıyıda.
Eğer hayat bir senfoni ise,
Şarkı söyle, şarkı söyle.
Her not bir uyum
Şarkımızda, şarkımızda.
Eline bir bozuk para koydum.
Bu yolculuk üstlenecek.
O kadar sessiz ki nefesimi duyabiliyorum.,
Onun zanaat, hiçbir iz bırakır.
Bir bayan kıyıda duruyor
O elleri uzanarak
Yüzü ay gibi gümüş gibi
Karaya adım atıyorum.,
Ve sevinç gözyaşları gözlerimden düşüyor,
Şimdilik anlıyorum.
Beni uzak bir mağaraya götürüyor.,
Taş Kapılı.
Bir dinlenme yeri, sessiz bir mezar,
İçeri yalnız giriyorum.
Ve sonra tanıdık şekiller görüyorum
Şey, yaşadığım,
Benim için çok şey ifade eden oyuncaklar,
Yerde dağılmış.
Ve içinde tuttuğum her şey,
Ve sabit görmemezliğe
İlk gitarım, uzun zamandır kayıp bir arkadaşım,
Bir zamanlar neredeyse düşüyordum.,
Ve Büyükannemin müzik kutusu,
Bu melodiyi çok iyi biliyordum.
Aşıkların yüzleri gelir ve gider,
Gözyaşlarıyla dolu bir bardak,
Ve izlediğimde kayboluyorlar.
Uzak yıllara geri dön
Bütün bunlar kim olduğumun bir parçası,
Umutlarım, hayallerim ve korkularım
Yepyeni bir günü selamlamak için uyanıyorum,
Bulduk ama ,
Bir tüy ve bir gümüş sikke,
Yerde yatan ... …