Debout sur le zinc — Le bleu du miroir şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Debout sur le zinc adlı sanatçının "Le bleu du miroir" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Il y a tant de choses à vivre,
Il y a tant de choses à faire,
Aller venir, parcourir,
Prendre chaque route à l’envers.
Jouer de tout comme autrefois,
Comme en apprenant la parole,
Parler beaucoup, autour de soi,
Tout se dessine ou se dérobe,
Se poser là sur le silence,
Le faire frémir, le faire vibrer,
Et bien s’aiguiser les défenses,
Au cas où, on ne sait jamais…

Entendrai-je encore une fois le goutte-à-goutte,
De ces pensées, triste passé, si loin ?
J’en doute.
Oublierai-je encore une fois que la mémoire
Aime tant se regarder dans le bleu du miroir ?

Il y a tant de petits riens
Qui se faufilent entre nous,
Des petits plaisirs sans lendemain,
Petits mais qui marchent à tous les coups,
Ne pourrions nous pas les toucher,
Une seule fois, juste pour voir,
La peur est un brin éméchée,
L’œil est lassé de la nuit noire,
C’est le moment ou jamais,
Sauter avant que le vent tourne,
Et ne pas perdre cette idée :
C’est dans la paix que la guerre couve.

Entendrai-je encore une fois le goutte-à-goutte,
De ces pensées, triste passé, si loin ?
J’en doute.
Oublierai-je encore une fois que la mémoire
Aime tant se regarder dans le bleu du miroir ?

Şarkı sözü çevirisi

Yaşayacak çok şey var, yapılacak çok şey var, gelmek, seyahat etmek, her yolu baş aşağı almak.
Geçmişte olduğu gibi her şeyi oynamak, sanki kelimeyi öğrenmek, çok konuşmak, kendi etrafında, her şey çizilir ya da gizlenir, orada sessizlikte oturur, titremesine, titreşmesine ve savunmayı keskinleştirmesine neden olur ... Bu düşüncelerin, hüzünlü geçmişin, bu kadar uzak bir damlasını tekrar duyacak mıyım ?
Sanmam.
Hafızanın aynanın mavisinde kendine bakmayı çok sevdiğini bir kez daha unutacak mıyım ?

Aramızda gizlice dolaşan çok küçük riens var, yarın olmadan küçük zevkler, küçük ama her zaman yürümek, onlara dokunamadık, sadece bir kez, sadece görmek için, korku bir titreme, göz karanlık geceden bıktı, zaman ya da asla, rüzgar dönmeden önce atlamak ve bu fikri kaybetmemek : barış içinde savaş demleniyor.

Bir kez daha bu düşüncelerin, hüzünlü geçmişin, bu kadar uzak bir damlasını duyacak mıyım ?
Sanmam.
Hafızanın aynanın mavisinde kendine bakmayı çok sevdiğini bir kez daha unutacak mıyım ?