Deep Purple — Burn şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Deep Purple adlı sanatçının "Burn" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
The sky is red, I don’t understand,
past midnight I still see the land.
People are sayin' the woman is damned,
she makes you burn with a wave of her hand.
The city’s a blaze, the town’s on fire.
The woman’s flames are reaching higher.
We were fools, we called her liar.
All I hear is «Burn!»
I didn’t believe she was devil’s sperm.
She said, «Curse you all, you’ll never learn!
When I leave there’s no return.»
The people laughed till she said, «Burn!»
Warning came, no one cared.
Earth was shakin', we stood and stared.
When it came no one was spared.
Still I hear «Burn!»
You know we had no time,
we could not even try.
You know we had no time.
You know we had no time,
we could not even try.
You know we had no time.
The sky is red, I don’t understand,
past midnight I still see the land.
People are sayin' the woman is damned,
she makes you burn with a wave of her hand.
Warning came, no one cared.
Earth was shakin, we stood and stared.
When it came no one was spared.
Still I hear «Burn!»
Şarkı sözü çevirisi
Gökyüzü kırmızı, anlamıyorum,
gece yarısından sonra hala araziyi görüyorum.
İnsanlar kadının lanetlendiğini söylüyor.,
elini sallayarak seni yakıyor.
Şehir alev aldı, şehir alev aldı.
Kadının alevleri yükseliyor.
Aptaldık, ona yalancı derdik.
Tek duyduğum " yan!»
Şeytanın spermi olduğuna inanmıyordum.
Dedi ki, " hepinize Lanet olsun, asla öğrenemeyeceksiniz!
Ben gittiğimde geri dönüş yok.»
İnsanlar kadar dedi, «Yanık güldü!»
Uyarı geldi, kimse umursamadı.
Dünya titriyordu, biz durduk ve baktık.
Geldiğinde kimse bağışlanmadı.
Ve yine de «yan!»
Biliyorsun zamanımız yoktu.,
deneyemedik bile.
Zamanımız olmadığını biliyorsun.
Biliyorsun zamanımız yoktu.,
deneyemedik bile.
Zamanımız olmadığını biliyorsun.
Gökyüzü kırmızı, anlamıyorum,
gece yarısından sonra hala araziyi görüyorum.
İnsanlar kadının lanetlendiğini söylüyor.,
elini sallayarak seni yakıyor.
Uyarı geldi, kimse umursamadı.
Dünya titriyordu, durduk ve baktık.
Geldiğinde kimse bağışlanmadı.
Ve yine de «yan!»