Don Henley — Waiting Tables şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Don Henley adlı sanatçının "Waiting Tables" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
She grew up tall in a timber town
Where trees were not the only things
that were fallin' down
The breezes through the pines were blowin' bittersweet
They blew the papers down the dead-end street
She married a boy as soon as she got out of school
But he turned out to be a reckless fool
Gone are the days when she was worry-free
Now she’s a single mom; she’s only twenty-three
And she’s wailing tables, she’s just waiting tables
She’s learned a lot about people — more than she
ever wanted to know
She’s just waiting tables, waiting tables
Biding her time until there’s somewhere else to go When her workin' day is done, she tallies up her tips
And she sighs, «Dear Lord above,
there must be more than this.»
Someday she’ll see this misery in her rear-view mirror
But for today she’ll find a way to get along right here
And she’s waiting tables, she’s just waiting tables
She’s learned a lot about people — more than she
ever wanted to know
She’s just waiting tables, waiting tables
Biding her time until there’s somewhere else to go One rainy night, a handsome man came in Said he was bound for parts unknown
They talked and talked until the moon went down
But in the mornin' he was gone
Waiting tables, she’s just waiting tables
Another year or two and she’ll be movin' on She’s just waiting tables, waiting tables
Holding her own till somethin' better comes along
Waiting tables, she’s just waiting tables
Biding her time till somethin' better comes along
Şarkı sözü çevirisi
Bir kereste kasabasında uzun boylu büyüdü
Ağaçların tek şey olmadığı yerde
bu fallin' aşağı edildi
Çam ağaçlarından esintiler acı tatlı esiyordu.
Çıkmaz sokaktaki gazeteleri havaya uçurdular.
Okuldan çıkar çıkmaz bir çocukla evlendi.
Ama o pervasız bir aptal olduğu ortaya çıktı
Endişesiz olduğu günler geride kaldı
Şimdi o bekar bir anne; o sadece yirmi üç yaşında
Ve masaları ağlıyor, sadece masaları bekliyor
İnsanlar hakkında çok şey öğrendi — ondan daha fazla
hiç bilmek istedim
O sadece bekleme masaları, bekleme masaları
İş günü bittiğinde gidecek başka bir yer olana kadar zamanını beklemek, bahşişlerini sayar
Ve iç çekiyor, " yüce Tanrım,
bundan fazlası olmalı.»
Bir gün dikiz aynasında bu Sefaleti görecek
Ama bugünlük burada iyi geçinmenin bir yolunu bulacak.
Ve o masaları bekliyor, o sadece masaları bekliyor
İnsanlar hakkında çok şey öğrendi — ondan daha fazla
hiç bilmek istedim
O sadece bekleme masaları, bekleme masaları
Yağmurlu bir gece başka bir yere gidene kadar zamanını beklerken, yakışıklı bir adam geldi ve bilinmeyen parçalara bağlı olduğunu söyledi
Ay batana kadar konuştular ve konuştular
Ama sabah gitmişti.
Bekleme masaları, o sadece bekleme masaları
Bir ya da iki yıl sonra hareket edecek, sadece masaları bekliyor, masaları bekliyor
Bir şey almadan onu kendi elinde daha iyisi gelene
Bekleme masaları, o sadece bekleme masaları
Daha iyi bir şey ortaya çıkana kadar zaman bekliyor