Eric Clapton — Motherless Child şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Eric Clapton adlı sanatçının "Motherless Child" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
If I mistreat you girl, I sure don’t mean no harm.
If I mistreat you girl, I sure don’t mean no harm.
Well, I’m a motherless child; I don’t know right from
wrong.
Please tell me pretty mama, honey where’d you stay last
night?
Please tell me pretty mama, honey where’d you stay last
night?
Well, you didn’t come home till the sun was shining bright.
I had to go so far girl to get my ham bones boiled.
Had to go so far girl to get my ham bones boiled.
Well, these At-a-lanta women, gonna let my ham bones burn.
Well, I did more for you, girl, than your daddy ever done.
Well, I did more for you, girl, than your daddy ever done.
Well, I give you my jelly, he ain’t give you none.
And when you see two women, always running hand in hand.
When you see two women, always running hand in hand.
You can bet your bottom dollar, one got the other one’s
man.
Lord, I’m going to the river, get me a tangled rocking
chair.
I’m going to the river, get me a tangled rocking chair.
And if the blues overtake me, gonna rock away from here.
Şarkı sözü çevirisi
Sana kötü davrandıysam, zarar vermek istemem.
Sana kötü davrandıysam, zarar vermek istemem.
Ben annesiz bir çocuğum.
Yanlış.
Lütfen söyle bana güzel anne, tatlım, en son nerede kaldın?
gece?
Lütfen söyle bana güzel anne, tatlım, en son nerede kaldın?
gece?
Güneş parlayana kadar eve gelmedin.
Jambon kemiklerimi kaynatmak için bu kadar ileri gitmek zorunda kaldım.
Jambon kemiklerimi kaynatmak için bu kadar ileri gitmek zorunda kaldım.
Bu Lanta kadınları jambon kemiklerimin yanmasına izin verecek.
Senin için babandan daha fazlasını yaptım kızım.
Senin için babandan daha fazlasını yaptım kızım.
Ben sana jölemi veririm, o da vermez.
Ve iki kadın gördüğünde, her zaman el ele koşuyor.
İki kadın gördüğünüzde, her zaman el ele koşarsınız.
Alt dolarına bahse girebilirsin, biri diğerinin var
adam.
Tanrım, nehre gidiyorum, bana karışık bir sallanma getir
sandalyeli.
Nehre gidiyorum, bana karışık bir sallanan sandalye getir.
Ve eğer maviler beni ele geçirirse, buradan uzaklaşacağım.