Francesco De Gregori — L'agnello di Dio şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Francesco De Gregori adlı sanatçının "L'agnello di Dio" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Ecco l’agnello di Dio che toglie peccati del mondo.
Disse la ragazza slava venuta allo sprofondo.
Disse la ragazza africana sul raccordo anulare.
Ecco l’agnello di Dio che viene a pascolare.
E scende dall’automobile per contrattare.
Ecco l’agnello di Dio all’uscita dalla scuola.
Ha gli occhi come due monete,
il sorriso come una tagliola.
Ti dice che cosa ti costa, ti dice che cosa ti piace.
Prima ancora della tua risposta ti d un segno di pace.
E intanto due poliziotti fanno finta di non vedere.
Oh, aiutami a fare come si puІ, prenditi tutto quello che ho.
Insegnami le cose che ancora non so, non so.
E dimmi quanto maschere avrai e quanto maschere avrІ.
Ecco l’agnello di Dio vestito da soldato,
con le gambe fracassate, con il naso insaguinato.
Si nasconde dentro la terra, tra le mani ha la testa di un uomo.
Ecco l’agnello di Dio venuto a chiedere perdono.
Si ferma ad annusare il vento ma nel vento sente odore di piombo.
Percosso e benedetto ai piedi di una montagna.
Chiuso dentro una prigione, braccato per la campagna.
Nascosto dentro a un treno, legato sopra un altare.
Ecco l’agnello che nessuno lo puІ salvare.
Perduto nel deserto, che nessuno lo puІ trovare.
Ecco l’agnello di Dio senza un posto dove stare.
Ecco l’agnello di Dio senza un posto dove stare.
Oh, aiutami a stare dove si puІ e prenditi tutto quello che ho.
Insegnami le cose che ancora non so, non so.
E dimmi quanto maschere avrai, regalami i trucchi che fai,
insegnami ad andare dovunque sarai, sarІ.
E dimmi quanto maschere avrІ.
Se mi riconoscerai, dovunque sarІ, sarai.

Şarkı sözü çevirisi

İşte günahları dünyadan alan Tanrı'nın kuzusu.
Dibe gelen Slav kızı söyledi.
Çevre yolu'ndaki Afrikalı kız söyledi.
İşte Otlamaya gelen Tanrı'nın kuzusu.
Ve pazarlık yapmak için arabadan iniyor.
İşte Tanrı'nın kuzusu okuldan geliyor.
İki sikke gibi gözleri var,
bir tagliola gibi gülümseme.
Bunun fiyatı bu, ne anlatır ne söyler.
Cevabınızdan önce bile size bir barış işareti veriyorum.
Bu arada, iki polis görmüyormuş gibi davranıyor.
Oh, ne yapabilirim, bana yardım et, ben her şeyi hallederim.
Bana hala bilmediğim şeyleri öğret, bilmiyorum.
Ve bana kaç tane masken olacağını ve kaç tane masken olacağını söyle.
Bir asker gibi giyinmiş Tanrı'nın Kuzusuna bakın,
bacakları kırılmış, burnu kirli.
Dünyanın içinde saklanıyor, elinde bir adamın kafası var.
İşte AF dilemeye gelen Tanrı'nın kuzusu.
Rüzgarı koklamak için durur ama rüzgarda kurşun kokuyor.
Bir dağın eteğinde dövülmüş ve kutsanmış.
Bir hapishanede kilitli, kırsal kesimde avlanıyordu.
Bir trenin içine gizlenmiş, bir sunağın üzerine bağlanmış.
İşte kimsenin kurtaramayacağı kuzu.
Kimsenin bulamayacağı çölde kayboldum.
İşte kalacak yeri olmayan Tanrı'nın kuzusu.
İşte kalacak yeri olmayan Tanrı'nın kuzusu.
Olduğun yerde kalmama ve sahip olduğum her şeyi almama yardım et.
Bana hala bilmediğim şeyleri öğret, bilmiyorum.
Ve bana kaç tane masken olacağını söyle, bana yaptığın Hileleri ver,
nerede olursan ol bana gitmeyi öğret, sarİ.
Ve bana kaç tane masken olduğunu söyle.
Beni tanırsan, nereye atlarsan orada olacaksın.