Frog Eyes — The Hardest Night to Sleep In The Swamplands şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Frog Eyes adlı sanatçının "The Hardest Night to Sleep In The Swamplands" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Running to town in your fabulous gown with a dollar and a pound. There were two dollar swamps and the road with its
haunts and its multitude of taunts. There’s a room made
of brick that will rise above the sticks and its height
makes you sick. But when you get through the night with
your head full of fright you need the sun for a sight.
Because your running out the parlor again, running around
with your head for a friend. Singing how your making
amends. Singing your songs to the many bends.
The river was scotch and you belted your notch and you
slept for awhile. And leaving the room where you fled
from your doom and your blood beat a bom. It’s a thin
trail gone but you still have your song and the mountains
were wrong. So walk in the fields and sleep in the grass
and pine, pine away. And when your thinking of love stop
thinking of lights stop thinking again and in latitudes.
When you’re walking alone stop thinking of dates stop
thinking again stop crying on narratives. When you’re
dying alone, you done dying alone. You brought crying to every one. And when you fell on your lives keep sleeping
alone keep running alone with every one. Baby’s gone and
I don’t think I’ll be running here. Oh no. Baby’s gone.

Şarkı sözü çevirisi

Bir dolar ve bir pound ile muhteşem elbisenle şehre koşuyorsun. İki dolarlık bataklıklar ve yol vardı
haunts ve alay onun çok sayıda. Yapılmış bir oda var.
çubukların üzerinde yükselecek tuğladan ve yüksekliğinden
seni hasta ediyor. Ama geceyi birlikte geçirdiğinizde
başın korkuyla dolu, görmek için güneşe ihtiyacın var.
Çünkü yine salondan kaçıyorsun, etrafta koşuyorsun.
bir arkadaş için kafanı kullan. Şarkı nasıl senin yapma
telâfi. Şarkılarınızı birçok viraja söyleyin.
Nehir viskiydi ve sen çentik kemerini bağladın ve sen
bir süre uyudum. Ve kaçtığın odayı terk ediyorsun.
kıyametinizden ve kanınızdan bir bom yendi. Bu çok ince
iz gitti ama hala şarkın ve dağların var
yanıldık. Bu yüzden tarlalarda yürüyün ve çimlerde uyuyun
ve çam, çam uzakta. Ve aşk hakkındaki düşüncelerin durduğunda
ışıkları düşünmek, enlemlerde tekrar düşünmeyi bırakır.
Yalnız yürürken, randevuları düşünmeyi bırak.
tekrar düşünmek, anlatılara ağlamayı bırak. Ne zaman sen
yalnız ölmek, yalnız ölmeyi bıraktın. Her birine ağlama getirdin. Ve hayatınızın üstüne düştüğünüzde uyumaya devam edin
yalnız her bir çalışan tutmak. Bebek gitti ve
Burada koşacağımı sanmıyorum. Oh hayır. Bebek gitti.