Hymns You Love to Sing Performers — O Sacred Head Now Wounded şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Hymns You Love to Sing Performers adlı sanatçının "O Sacred Head Now Wounded" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
O sacred Head, now wounded, with grief and shame weighed down,
Now scornfully surrounded with thorns, Thine only crown;
O sacred Head, what glory, what bliss till now was Thine!
Yet, though despised and gory, I joy to call Thee mine.
What Thou, my Lord, hast suffered, was all for sinners' gain;
Mine, mine was the transgression, but Thine the deadly pain.
Lo, here I fall, my Savior! 'Tis I deserve Thy place;
Look on me with Thy favor, vouchsafe to me Thy grace.
Men mock and taunt and jeer Thee, Thou noble countenance,
Though mighty worlds shall fear Thee and flee before Thy glance.
How art thou pale with anguish, with sore abuse and scorn!
How doth Thy visage languish that once was bright as morn!
Now from Thy cheeks has vanished their color once so fair;
From Thy red lips is banished the splendor that was there.
Grim death, with cruel rigor, hath robbed Thee of Thy life;
Thus Thou hast lost Thy vigor, Thy strength in this sad strife.
My burden in Thy Passion, Lord, Thou hast borne for me,
For it was my transgression which brought this woe on Thee.
I cast me down before Thee, wrath were my rightful lot;
Have mercy, I implore Thee; Redeemer, spurn me not!
What language shall I borrow to thank Thee, dearest friend,
For this Thy dying sorrow, Thy pity without end?
O make me Thine forever, and should I fainting be,
Lord, let me never, never outlive my love to Thee.
Şarkı sözü çevirisi
Ey kutsal kafa, şimdi yaralı, keder ve utanç ile tartıldı,
Şimdi hor dikenler ile çevrili, senin tek taç;
Ey kutsal kafa, şu ana kadar ne ihtişam, ne mutluluktu!
Yine de, hor ve kanlı olsa da, sana benim demekten mutluluk duyuyorum.
Sen, Lordum, acı çektiğin şey, günahkarların yararına oldu;
Benim, benim günahımdı, ama senin ölümcül acın.
İşte düşüyorum, Kurtarıcım! 'Tis Thy yeri hak ediyorum ;
Lütfunla bana bak, lütfunu bana ver.
Erkekler alay ediyor, alay ediyor ve alay ediyor, seni soylu yüz,
Güçlü dünyalar senden korkacak ve bakışlarından önce kaçacak olsa da.
Nasıl acıdan, acıdan, hakaretten ve küçümsemeden solgunlaşıyorsun?
Bir zamanlar sabah gibi parlak olan yüzün nasıl çürüyor?
Şimdi yanaklarından bir zamanlar çok güzel bir renk kayboldu;
Kırmızı dudaklarından orada olan ihtişamı kovdu.
Acımasız ölüm, acımasız titizlikle, seni hayatından mahrum etti;
Böylece bu üzücü çekişmede gücünü, gücünü kaybettin.
Tutkundaki yüküm, Tanrım, benim için taşıdın,
Çünkü benim azgınlığım seni üzdü.
Senden önce beni bırak ben gazabını hak ettiği çok şey vardı benim ;
Merhamet et, sana yalvarıyorum; Kurtarıcı, beni geri çevirme!
Sana teşekkür etmek için hangi dili ödünç alacağım, sevgili dostum,
Bu Senin için ölüyor keder, Senin sonu olmayan acıma?
O beni sonsuza dek yap ve bayılmalımıyım,
Tanrım, sana olan aşkımdan asla, asla daha uzun yaşamama izin ver.