Insomnium — Lay of the Autumn şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Insomnium adlı sanatçının "Lay of the Autumn" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
There in the deepest well of dreams
Echoed a distant song
I hearkened to the hallowed voice
Stirred from ageless sleep
Through this barren soil you came
Sweet scent of spring
Came and cast the earth in bloom
Lent your light to me But now the summer’s dreams are bent
Like grain against the scythe
And memories of blissful days
They fall like leaves
For autumn’s songs are made of loss
Of yearning and regret
In bitter tone they are recited
Uttered with a heavy heart
«I sing with shattered voice
A tale of marred souls
I cry for consumed hearts
And springs forever gone»
The lights of sun and stars will fade
And moon covers its face
All the tunes will quiet down
And the songs shall die
As this wretched heart unfolds
Like mouth of furnace grins
Inside there’s but a blackened cell
Full of filth and flames
There once was time when I resounded by your side
There once was time when I trembled under your eyes
What do I hear when you’re gone?
The wind’s harrowing cry
What do I hear when you’re gone?
The sighing of the languid grief
Cold creeps in, silver crowns the land
Long are the evening now, grave the guilt’s weight
Stars shriek their emptiness in the darkling sky
All the world is but a barrow shrouded in white
Şarkı sözü çevirisi
Rüyaların en derin kuyusunda
Uzak bir şarkı yankılandı
Kutsal sese kulak verdim.
Yaşlanmayan uykudan karıştırıldı
Bu çorak topraktan geldin.
Baharın tatlı kokusu
Geldi ve dünyayı çiçek açtı
Işığını bana ödünç verdi ama şimdi yazın hayalleri büküldü
Tırpana karşı tahıl gibi
Ve mutlu günlerin anıları
Yapraklar gibi düşerler
Sonbahar şarkıları için kayıp yapılır
Özlem ve pişmanlık
Acı bir tonda okunurlar
Ağır bir kalp ile söylenen
"Paramparça bir sesle şarkı söylüyorum
Şımarık ruhların hikayesi
Tüketilen kalpler için ağlıyorum
Ve yaylar sonsuza dek gitti»
Güneş ve yıldızların ışıkları sönecek
Ve ay yüzünü örter
Tüm melodiler sessiz olacak
Ve şarkılar ölecek
Bu sefil kalp nasıl ortaya çıkıyor
Fırın sırıtıyor ağız gibi
İçinde sadece kararmış bir hücre var.
Pislik ve alevlerle dolu
Bir zamanlar senin yanında yankılandığım zamanlar vardı.
Gözlerinin altında titredi ben de bir kez oldu
Sen gittiğinde ne duyacağım?
Rüzgarın hüzünlü çığlığı
Sen gittiğinde ne duyacağım?
Durgun kederin iç çekişi
Soğuk sürünür, Gümüş dünyayı taçlandırır
Şimdi uzun bir akşam, suçluluk ağırlığının mezarı
Yıldızlar karanlık gökyüzünde boşluklarını çığlık atıyor
Tüm dünya sadece beyaz bir höyükten başka bir şey değil