Isabel Pantoja — Tatuaje şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Isabel Pantoja adlı sanatçının "Tatuaje" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Él vino en un barco, de nombre extranjero
Lo encontré el puerto un anochecer
Cuando el blanco faro sobre los veleros
Su beso de plata dejaba caer
Era hermoso y rubio como la cerveza
El pecho tatuado con un corazón
En su voz amarga, había la tristeza
Doliente y cansada del bandoneón
Y ante dos copas de aguardiente
Sobre el manchado mostrador
Él fue contándome entre dientes
La vieja historia de su amor
Mira mi brazo tatuado
Con este nombre de mujer
Es el recuerdo de un pasado
Que nunca más ha de volver
Ella me quiso y me ha olvidado
En cambio, yo, no la olvidé
Y para siempre voy marcado
Con este nombre de mujer
Él se fue una tarde, con rumbo ignorado
En el mismo barco que la conoció
Pero entre sus labios, se dejó olvidado
El beso de amante, que la enveneno
Errante lo busca por todos los puertos
A los marineros pregunta por él
Y nadie le dice, si esta vivo o muerto
Y sigue en su duda buscándolo fiel
Y va sangrando lentamente
De mostrador en mostrador
Ante una copa de aguardiente
Donde se ahoga su dolor
Mira su nombre tatuado
En la caricia de mi piel
A fuego lento lo he marcado
Y para siempre iré con él
Quizá ya tú, me has olvidado
En cambio, yo, no té olvidé
Y hasta que no te haya encontrado
Sin descansar te buscare
Şarkı sözü çevirisi
Yabancı bir isim olan bir gemide geldi.
Bir gece karanlığında Limanı buldum.
Ne zaman yelkenli üzerinde beyaz Deniz Feneri
Gümüş öpücüğü düştü
Bira kadar güzel ve sarışındı.
Göğüs bir kalp ile dövmeli
Acı sesinde üzüntü vardı
Bandoneon hasta ve yorgun
Ve iki bardak brendi önce
Lekeli tezgahın üzerinde
Dişlerimi sayıyordu.
Aşkının eski hikayesi
Dövmeli koluma bak.
Bu kadının adıyla
Bu bir geçmişin anısı
Asla geri dönmemek için
Beni sevdi ve beni unuttu
Onun yerine, onu unutmadım.
Ve sonsuza dek işaretlendim
Bu kadının adıyla
Bir öğleden sonra ayrıldı, göz ardı edildi
Onunla tanışan aynı teknede.
Ama dudaklarının arasında, kendini unutmuş bıraktı
Onu zehirleyen sevgilinin öpücüğü
Errante her limanda onu arıyor
Denizcilere sor
Ve kimse ona hayatta mı yoksa ölü mü olduğunu söylemez
Ve şüphe içinde onu sadık aramaya devam ediyor
Ve yavaşça kanıyor.
Tezgahtan tezgaha
Bir bardak brendi önce
Acının boğulduğu yer
Dövmeli ismine bak.
Benim cilt okşamak
Düşük ısıda işaretledim
Ve sonsuza dek onunla gideceğim
Belki de beni unuttun.
Bunun yerine, ben, ben çay unutmadım
Ve seni bulana kadar
Dinlenmeden seni arayacağım.