Kate Miller-Heidke — The Tiger Inside Will Eat The Child şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Kate Miller-Heidke adlı sanatçının "The Tiger Inside Will Eat The Child" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Wade in the rising water
Walk in the sinking sand
Crawl through the shadow valley
To try to understand
I climbed a Jacob’s Ladder
I fell down holy stairs
I found Siddartha’s temple
No answer anywhere
The minute you think you know you got it Is the minute you know it’s gone for good
The second you pause his claws are on it The tiger inside will eat the child
Oh, oh I saw a hall of mirrors
I saw a burning wheel
I saw a rain of arrows
I lost the way to feel
I saw a million faces
Stare at a fallen star
I saw the last horizon
The end of time
The minute you think you know you got it Is the minute you know it’s gone for good
The second you pause his claws are on it The tiger inside will eat the child
Oh, oh, oh, oh Speaking in quiet whispers
You hear it everywhere
It leaves as you’re arriving
Arrives and you’re still there
You drink, the cup is empty
You pour, the cup is full
You’ll never get to hold it It’s always holding you
It’s always holding you
It’s always…
The minute you think you know you got it Is the minute you know it’s gone for good
The second you pause his claws are on it The tiger inside will eat the child
Oh, oh, oh, oh
Şarkı sözü çevirisi
Yükselen suda Wade
Batan kumda yürüyün
Gölge vadisinde sürün
Anlamaya çalışmak için
Yakup'un Merdivenine tırmandım.
Kutsal merdivenlerden düştüm.
Siddartha'nın tapınağını buldum.
Hiçbir yerde cevap yok
Tamamdır bildiğini sandığın an için iyi gitti biliyor musun dakikadır
Pençelerini durdurduğun anda, içindeki Kaplan çocuğu yiyecek.
Oh, oh bir ayna salonu gördüm
Yanan bir tekerlek gördüm
Bir ok yağmuru gördüm
Hissetme yolunu kaybettim.
Bir milyon yüz gördüm.
Düşmüş bir yıldıza bak
Son ufku gördüm.
Zamanın sonu
Tamamdır bildiğini sandığın an için iyi gitti biliyor musun dakikadır
Pençelerini durdurduğun anda, içindeki Kaplan çocuğu yiyecek.
Oh, oh, oh, oh sessiz fısıldayarak konuşuyor
Her yerde duyuyorum
Sen geldikçe ayrılıyor.
Geldi ve hala oradasın
İçiyorsun, bardak boş.
Sen dökün, fincan dolu
Asla tutamayacaksın. her zaman seni tutuyor.
Her zaman seni tutuyor
Her zaman değil…
Tamamdır bildiğini sandığın an için iyi gitti biliyor musun dakikadır
Pençelerini durdurduğun anda, içindeki Kaplan çocuğu yiyecek.
Oh, oh, oh, oh