Keane — Myth şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Keane adlı sanatçının "Myth" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
You built it up brick by brick
Put your heart into this baseless myth
Nurtured it like a child
And dressed its wounds when it ran wild
You stopped to fix your face
Someone else stepped in and took your place
Now everything you once knew
Is running circles around you
A car door slamming in your road
It jolts you like a kick inside
A year old message on your phone
That catches you when you can’t hide
I see you in the service station sign
I see you in the supermarket line
I see you silhouetted on a wall
But I don’t see myself there at all
This vessel of Balsa wood
Is the fag end tail of amoeba-hood
The busying cast confer
And get their taste of the drama
You stare through mindless daytime shows
And curse yourself for growing old
The sterile scent of shaving foam
Reminds you of another world
I see you in the roofless sombre sky
I see you when the lovers stop outside
I see you silhouetted on a wall
But I don’t see myself there at all
I see you in the sweetness of our child
I see you in the supermarket aisle
I see you when I’m kneeling on the floor
But I can’t see myself anymore
Hard times got the upper hand
Stole our feeble plans
The faces, shot me, spin me round
But I won’t lie down
Hard times shake me to the bone
Face bruised, bloody nose
Shell shocked, crawling on the ground
Still I won’t lie down
No I won’t lie down
No I won’t lie down
I won’t lie down
Şarkı sözü çevirisi
Tuğladan tuğlaya inşa ettin.
Kalbini bu asılsız efsaneye koy
Bir çocuk gibi besledi
Ve vahşi koşarken yaralarını sardı
Yüzünü düzeltmek için durdun.
Başka biri içeri girdi ve senin yerini aldı
Şimdi bir zamanlar bildiğin her şey
Çevrenizdeki çevreler koşuyor mu
Bir araba kapı slamming içinde senin yol
İçinde bir tekme gibi sarsıyor
Telefonunuzda bir yıllık mesaj
Saklanamadığın zaman seni yakalar.
Servis tabelasında görüşürüz.
Süpermarkette görüşürüz.
Seni bir duvarda siluet görüyorum
Ama kendimi orada hiç görmüyorum.
Bu balsa ağacından yapılmış bir gemi
Bu amip kaputunun ibne kuyruğu
Meşgul oyuncu toplantısı
Ve bu dramanın tadını çıkar
Akılsız gündüz şovlarına bakıyorsun.
Ve yaşlandığın için kendini lanetle
Tıraş köpüğünün steril kokusu
Size başka bir dünyayı hatırlatıyor
Seni çatısız kasvetli gökyüzünde görüyorum
Aşıklar dışarıda durduğunda seni görüyorum.
Seni bir duvarda siluet görüyorum
Ama kendimi orada hiç görmüyorum.
Seni çocuğumuzun tatlılığında görüyorum.
Süpermarket koridorunda görüşürüz.
Yerde diz çökerken seni görüyorum.
Ama artık kendimi göremiyorum.
Zor zamanlar üstünlük kazandı
Zayıf planlarımızı çaldı
Yüzler, beni vurdu, beni döndürdü
Ama uzanmayacağım.
Zor zamanlar beni kemiğe salla
Yüz morarmış, kanlı burun
Kabuk şok, yerde sürünerek
Yine de uzanmayacağım.
Hayır, uzanmayacağım.
Hayır, uzanmayacağım.
Uzanmayacağım.