Kyla La Grange — To Be Torn şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Kyla La Grange adlı sanatçının "To Be Torn" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Oh God, I’m stuck.
They are hell bent on us, and I’ve got nothing to offer you.
My skin trembles, it wants to be used.
Oh God, I’m thrown.
I am only happy on my own.
My heart grows harder, it wants to perform.
And I only ever feel it when I wanted to be torn.
to be torn.
Like a hand held, from its first love.
Like a lost kiss, from its vain hope.
Like a grown child, from its skipping rope.
Oh God, what now?
I have ruined this, I have broken you down.
Your fingers are weathered, your eyes are full of glass.
The raindrops collide with the tears at your mouth.
at your mouth.
Where I once kissed your warm lips,
as my tongue tripped over white teeth;
bitten soft skin, with my hands tied.
Oh God, I’ve strayed.
I should not have come here with the wind in my sails.
I’ve blown you backwards, now your heart is in pain.
And I know you don’t believe me, but I’m sorry that I failed to be torn.
Like a hand held, from its first love.
Like a lost kiss, from its vain hope.
Like a grown child, from its skipping rope.
Şarkı sözü çevirisi
Tanrım, sıkıştım.
Bize karşı çok istekliler ve sana sunacak hiçbir şeyim yok.
Cildim titriyor, kullanılmak istiyor.
Tanrım, atıldım.
Kendi başıma sadece mutluyum.
Kalbim daha da güçleniyor, gerçekleştirmek istiyor.
Ve bunu sadece parçalanmak istediğimde hissediyorum.
parçalanmak için.
İlk aşkından beri tutulan bir el gibi.
Boş umutlarından kayıp bir öpücük gibi.
Yetişkin bir çocuk gibi, atlama ipinden.
Aman Tanrım, şimdi ne olacak?
Bunu mahvettim, seni mahvettim.
Parmakların yıpranmış, gözlerin cam dolu.
Yağmur damlaları ağzınızdaki gözyaşlarıyla çarpışır.
ağzına at.
Bir keresinde sıcak dudaklarını öptüğüm yer,
dilim beyaz dişlere takıldı;
ellerim bağlıyken ısırılmış yumuşak bir cilt.
Tanrım, saptım.
Buraya yelkenlerimde rüzgarla gelmemeliydim.
Seni geriye doğru uçurdum, şimdi kalbin acı içinde.
Ve bana inanmadığını biliyorum, ama yırtılmayı başaramadığım için üzgünüm.
İlk aşkından beri tutulan bir el gibi.
Boş umutlarından kayıp bir öpücük gibi.
Yetişkin bir çocuk gibi, atlama ipinden.