Lynda Lemay — Une mère şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Lynda Lemay adlı sanatçının "Une mère" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Une mère,
Ça travaille à temps plein,
Ça dort un œil ouvert,
C’est d’garde comme un chien,
Ça court au moindre petit bruit,
Ça s’lève au petit jour,
Ça fait des petites nuits.
C’est vrai,
Ça crève de fatigue,
Ça danse à tout jamais
une éternelle gigue,
Ça reste
auprès de sa couvée,
Au prix de sa jeunesse,
Au prix de sa beauté.
Une mère,
Ça fait ce que ça peut,
Ça ne peut pas tout faire,
Mais ça fait de son mieux.
Une mère,
Ça calme des chamailles,
Ça peigne d’autres cheveux
que sa propre broussaille.
Une mère,
C’est plus
comme les autres filles,
Ça oublie d’être fière,
Ça vit pour sa famille,
Une mère,
Ça s’confie nos bercails,
C’est pris comme un noyau
dans l’fruit de ses entrailles
Une mère,
C’est là qu’ça nous protège,
Avec les yeux pleins d’eau,
Les cheveux pleins de neige
Une mère,
A un moment, ça s’courbe,
Ça grince quand ça s’penche,
Ça n’en peut plus d’être lourde,
Ça tombe, ça se brise une hanche,
Puis rapidement, ça sombre,
C’est son dernier dimanche,
Ça pleure et ça fond à vue d’oeil
Ça atteint la maigreur
des plus petits cercueils,
Ô bien sûr,
ça veut revoir ensemble
Toute sa progéniture
entassée dans sa chambre,
Et ça fait semblant
d’être encore forte,
Jusqu’à c’que son cadet
ait bien r’fermé la porte.
Et lorsque, toute seule ça se retrouve,
Ça attend dignement
qu’le firmament s’entrouvre,
Et puis là, ça se donne le droit,
De fermer pour une fois,
Les deux yeux à la fois.
Une mère,
Ça n’devrait pas partir,
Mais on n’y peut rien faire,
Mais on n’y peut rien dire.
Şarkı sözü çevirisi
Bir anne, tam zamanlı çalışıyor, bir gözü açık uyuyor, bir köpek gibi görev yapıyor, en ufak bir gürültüyle koşuyor, şafakta kalkıyor, küçük geceler yapıyor.
Bu doğru, yorgunluktan ölüyor, sonsuza dek dans ediyor, sonsuz bir titreme, yavrularının yanında kalıyor, gençliğinin bedeli, güzelliğinin bedeli.
Bir anne elinden geleni yapar, her şeyi yapamaz, ama elinden geleni yapar.
Bir anne, kavgaları yatıştırır, kendi fırçasından başka saçları tarar.
Bir anne, daha Diğer kızlar gibi değil, gurur duyulacak unutmaz, ailesi, bir anne için yaşar, cribs bizim sırrını açar, bir çekirdeği olarak bizi koruyor nerede o bir anne,, su, kar, bir anne, bir anda tam saç dolu gözlerle bağırsakları, virajlı olduğunda, creaks, artık ağır olabilir egik meyve, düşer bir yerini kırar, sonra da çabuk kararıyor, alınır geçen pazar onun ağlıyor ve görme en küçük tabutlar en verimsizlik ulaşıncaya de erir, Ah tabii ki, birlikte onun soyunu odasında yığılı görmek istiyor, ve en küçük oğlu kapıyı kapattı kadar hala güçlü olmak gibi.
Ve tek başına kendini bulduğunda, gökyüzünün açılmasını değerli bir şekilde bekler ve sonra orada, bir kez, her iki gözü de aynı anda kapatma hakkını verir.
Bir anne gitmemeli, ama bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok, ama bu konuda söyleyebileceğimiz bir şey yok.