Martin Carthy — I Sowed Some Seeds şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Martin Carthy adlı sanatçının "I Sowed Some Seeds" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

When first to London town I came
I took my lodging all at some inn
For full five months I did remain
But being a stranger I fell in danger
Doing so, doing so
The landlord had a daughter fair
She was a beauty I do declare
In her bedchamber I dared not go
But being a stranger I fell in danger
Doing so, doing so
She’d ruby lips and she’d eyes of blue
They caused me to love her so;
I kissed her lips, her bosom too
But being a stranger I fell in danger
Doing so, doing so
All in the grove my seed was sown
All in the grove where grew no green
The more I kissed her, this girl being young
The more I kissed her her eyes did glister
Like the rising of the sun
The seeds of love, they grew apace
The tears they blossomed all on her face
All for to reap it I would not stay
But being a stranger I fell in danger
Ran away, I ran away
Now when nine long months they were gone and past
This pretty girl had her babe at last
She must keep it like it was her own
And reap the seeds I myself have sown
Doing so, doing so

Şarkı sözü çevirisi

Londra'ya ilk geldiğimde
Bazı Han konaklama aldım
Tam beş ay boyunca kaldım
Ama bir yabancı olarak tehlikeye girdim
Bunu yapmak, bunu yapmak
Ev sahibi adil bir kızı vardı
İTİRAF EDİYORUM bir güzelliği vardı.
Yatak odasında gitmeye cesaret edemedim
Ama bir yabancı olarak tehlikeye girdim
Bunu yapmak, bunu yapmak
Yakut dudakları ve mavi gözleri vardı
Onu çok sevmeme neden oldular.;
Dudaklarını ve göğsünü de öptüm.
Ama bir yabancı olarak tehlikeye girdim
Bunu yapmak, bunu yapmak
Hepsi korunun içinde tohumum ekildi
Her şey yeşilliklerin yetişmediği bir koruda
Onu ne kadar çok öptüğümde, bu kız gençleşti
Onu ne kadar çok öptüysem gözleri parlıyordu.
Güneşin doğuşu gibi
Aşkın tohumları hızla büyüdü.
Gözyaşları yüzünde çiçek açtı
Her şey onu biçmek için kalmazdım
Ama bir yabancı olarak tehlikeye girdim
Kaçtım, kaçtım
Şimdi dokuz uzun ay boyunca gittiler ve geçtiler
Bu güzel kızın sonunda bebeği vardı
Onu kendi gibi tutmalı.
Ve kendim ektiğim tohumları biçiyorum
Bunu yapmak, bunu yapmak