Martina McBride — Straight To The Bone şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Martina McBride adlı sanatçının "Straight To The Bone" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

I’m starrin' at this empty chair, listenin' for the laughter that went clear up to the ceiling.
It’s so long since you were sitting there and now the rust is rustin' and the
paint is peelin'
I miss you
I read your letters and I almost break.
They’re warm like flannel, I can still smell your after shave.
I don’t spend all my time missin' you like this, but when it hits, it hits.
You felt like home, and I feel you now straight to the bone.
I miss you…
This sure can be a lonely place.
I wanna look up and see you there standin' in the doorway.
And I’d give anything to kiss your face and help ya blow out the candles on your next birthday.
You felt like home.
I feel you now, straight to the bone.
I miss you…
I wanna hear you in the kitchen, makin' noise, singin' out a tune at the top of your voice.
I wear these memories, it’s a blessing and a curse 'cause when it hurts,
it hurts.
You felt like home and I feel you now, straight to the bone.
I miss you… I miss you…

Şarkı sözü çevirisi

Bu boş sandalyeye bakıyorum, tavana kadar uzanan kahkahaları dinliyorum.
Orada oturmayalı çok uzun zaman oldu ve şimdi pas paslanıyor ve
boya soyuluyor'
Seni özledim
Mektuplarını okudum ve neredeyse kırıyordum.
Pazen gibi sıcaklar, tıraş sonrası kokusunu hala alabiliyorum.
Bütün zamanımı seni böyle özleyerek geçirmiyorum, ama vurduğunda, vurur.
Sen evdeymişsin gibi hissettin ve şimdi seni kemiğe kadar hissediyorum.
Seni özledim…
Burası ıssız bir yer olabilir.
Yukarı bakıp seni kapıda dikilirken görmek istiyorum.
Yüzünü öpmek ve bir sonraki doğum gününde mumları üflemene yardım etmek için her şeyi verirdim.
Evdeymişsin gibi hissettin.
Şimdi seni hissediyorum, kemiğe kadar.
Seni özledim…
Mutfakta sesini duymak istiyorum, ses çıkarırken, sesin üstünde bir melodi çalarken.
Bu anıları giyiyorum, bu bir nimet ve bir lanet çünkü acıttığında,
O acıtıyor.
Sen evdeymiş gibi hissettin ve ben de seni şimdi, kemiğe kadar hissediyorum.
Seni özledim ... seni özledim…