Martriden — The Calling şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Martriden adlı sanatçının "The Calling" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Gazing down into the abyss
Becoming one with its blackness
Overwhelming my conscience
Squeezing life’s essence from my soul
My gaze never ending
Demon eyes track the road
The fallen rotting leaves
Trampled down with my coming
Lunar force bearing down
Black hooves on the trail
Vermin cower in fear
Seeking shelter from my forge
With haste we ride
Guided by destiny’s cry
The calling, quiet and distant
Hearing the echo of the horn
The forest folds its branches
The wilderness encompasses
The path burned into my eyes
No choice but to follow
The storm churning, biting my flesh
As I cleave the way
Through thick spiteful foliage
Rays of the moon lighting my way
I am sure of my task, I will rise once again
I leave this forest in sweat and tatters
My memories now at rest
I am alone, I am free, veiled in darkness
My death riding the hot sphere of dawn
Slowly extending his golden, blood soaked fingers
Across the open plain I follow the calling
Drawing me into everlasting pain
Looking up out the mouth of the chasm
Vainly attempting to escape the blackness
My decimated conscience no ally
Life’s essence ripped from my soul

Şarkı sözü çevirisi

Uçuruma bakıyor
Karanlığı ile bir olmak
Vicdanımı ezmek
Hayatın özünü ruhumdan sıkmak
Bakışlarım hiç bitmiyor
İblis gözleri yolu takip ediyor
Düşmüş çürüyen yapraklar
Benim gelişi ile çiğnenmiş
Lunar force aşağı taşıyan
İz üzerinde siyah toynakları
Haşarat korku içinde cower
Demirhanemden sığınmak istiyorum.
Acele ile ata biniyoruz
Kaderin çığlığı tarafından yönlendirildi
Çağrı, sessiz ve uzak
Boynuzun yankısını duymak
Orman dallarını katlar
Yaban hayatı kapsar
Yol gözlerimin içine yandı
Takip etmekten başka seçenek yok
Fırtına çalkalanıyor, etimi ısırıyor
Yolu yararken
Kalın kindar yaprakları ile
Ay ışınları yolumu aydınlatıyor
Görevimden eminim, bir kez daha yükseleceğim
Bu ormanı ter ve paçavralarla terk ediyorum
Anılarım şimdi dinleniyor
Yalnızım, özgürüm, karanlıkta örtülü
Ölümüm şafağın sıcak küresine biniyor
Altın, kanla ıslatılmış parmaklarını yavaşça uzatıyor
Açık ovanın karşısında çağrıyı takip ediyorum
Beni sonsuz acıya sürüklüyor
Uçurumun ağzından Yukarı bakıyor
Boşuna karanlıktan kaçmaya çalışıyor
Kırılmış vicdanım müttefikim yok
Hayatın özü ruhumdan koptu