Mimmo Locasciulli — La pioggia e l'esilio şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Mimmo Locasciulli adlı sanatçının "La pioggia e l'esilio" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Piove su queste parole
C'è un po' di nebbia e l’inverno francese
Facce parole veloci
Ombrelli che corrono taxi e metrò
Ti guardo ed è come l’attesa
Di un treno che arriva da un altro paese
Un posto mai visto un accento straniero
Il resto del conto che ho pagato in un bar
Ma io non ricordo il vestito che avevi
Una giacca una borsa un cappello un foulard
Ma io non ricordo che lingua parlavi
A volte lasciavi le frasi a metà
Le braccia mi dicono ottobre
In un viale di foglie Parigi e il suo cielo
I lampioni di ghisa nei vicoli scuri
Le chiese le scale e un cuscino d’hotel
Ma io non ricordo più a cosa pensavi
Riflessa sui vetri guardavi lontano
Ma io non ricordo che sogni facevi
A volte lasciavi i tuoi sogni a metà
L’esilio è in questa canzone
L’odore del fiume una chiave un portone
Un’ombra che scivola un cambio di mano
Un pacco un messaggio un biglietto uno scalo lontano
È il ricordo che insegui e non fermi mai
Che freddo in quello che sembra un sorriso
E invece è l’insegna di un cinema chiuso
La luce che filtra da un’altra finestra
La scia di un battello che fuma e va via
Ma io non ricordo le calze che avevi
La giacca una borsa un cappello un foulard
Ma io non ricordo chi è che ha rubato
E chi invece ha lasciato le cose a metà
Piove su queste parole
C'è un po' di nebbia e l’inverno francese
Ti scrivo da un altro paese
Tra ombrelli che corrono taxi e metrò
Şarkı sözü çevirisi
Bu sözlerin üzerine yağmur yağıyor
Küçük bir sis ve Fransız kışı var
Hızlı kelimeler yüzler
Taksi ve metroda çalışan şemsiyeler
Sana bakıyorum ve beklemek gibi.
Başka bir ülkeden gelen bir trenin
Hiç yabancı aksanı olmayan bir yer
Bir barda ödediğim hesabın geri kalanı
Ama giydiğin elbiseyi hatırlamıyorum.
Bir ceket bir çanta bir şapka bir eşarp
Ama hangi dili konuştuğunu hatırlamıyorum.
Bazen ortada cümleler bıraktın.
Arms tell me October
Yapraklı bir caddede Paris ve gökyüzünde
Karanlık sokaklarda dökme demir sokak lambaları
Merdiven ve otel yastığı istedi.
Ama ne düşündüğünü hatırlayamıyorum.
Cam üzerine yansıyan sen uzağa baktı
Ama ne tür rüyalar gördüğünü hatırlamıyorum.
Bazen hayallerini yarı yarıya terk ettin.
Sürgün bu şarkıda
Nehrin kokusu bir anahtar bir kapı
Bir gölge kayıyor bir el değişikliği
Bir parsel bir mesaj bir bilet uzak bir mola
Bu, kovaladığınız ve asla durmadığınız bir anıdır
Ne kadar soğuk bir gülümseme gibi görünüyor
Ve bunun yerine kapalı bir sinemanın işaretidir
Başka bir pencereden ışık filtreleme
Sigara içen ve uzaklaşan bir teknenin uyanışı
Ama giydiğin çorapları hatırlamıyorum.
Ceket bir çanta bir şapka bir eşarp
Ama kimin çaldığını hatırlamıyorum.
Ve kim ortada bir şeyler bıraktı
Bu sözlerin üzerine yağmur yağıyor
Küçük bir sis ve Fransız kışı var
Sana başka bir ülkeden yazıyorum.
Taksi ve metro şemsiye arasında