Moonsorrow — Muinaiset şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Moonsorrow adlı sanatçının "Muinaiset" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
A trail dimly familiar takes the lost ones along
Fallen trees lead the steps to the forest’s edge
The song of the ancient forces still echoes here
Reflected in their tears: a starless night which has seen the end
The rotting leaves on the ground surely remember
Perhaps they heard the harbingers of doom riding past
Far from war and hunger
Far from the world which was set ablaze
Here we must remain, we are so few
To trust the gods, perhaps for another moment we’ll survive
Beneath the stubs we’ll make our beds, with foliage as our blankets
No need to fear the flowing water
No ash pouring down from the sky here
If unfamiliar with yourself in the darkness
You will not know what you hear in the silence
From mouth to mouth the ancient wisdom’s travel
Words dating from years before our birth
We knew it all, yet lacked understanding
As we are gazed at by a thousand eyes
Towards them our heads turn
Meet the Ancient Ones!
The Ancient Power which tears down the creations of man
And is itself reborn
As heaven opens and drenches the land
Every tree is rooted in stone
Thus the walls of the fortress fall
The walls of hatred splintered like glass
Rusting machines from a time gone by Ships remain at the bottom, forgotten
And all our traces washed in clean water
Thousands of years wiped away in a flash
Holy writings return to the ground
Meet the Ancient Ones!
Meet the new World!
Şarkı sözü çevirisi
Loş tanıdık bir iz kayıp olanları alır
Düşmüş ağaçlar ormanın kenarına giden adımları yönlendirir
Eski güçlerin şarkısı hala burada yankılanıyor
Gözyaşlarına yansıdı: sonunu gören yıldızsız bir gece
Yerdeki çürüyen yaprakları kesinlikle hatırlayın
Belki de kıyametin habercilerini duydular.
Savaştan ve açlıktan uzak
Yanan dünyadan uzak
Burada kalmalıyız, çok azımız var
Tanrılara güvenmek için, belki bir an için hayatta kalabiliriz
Taslakların altında yataklarımızı yapacağız, battaniyelerimiz gibi yeşilliklerle
Akan sudan korkmaya gerek yok
Burada gökten kül dökmek yok
Karanlıkta kendinize aşina değilseniz
Sessizlikte ne duyduğunu bilemeyeceksin.
Ağızdan ağıza eski bilgeliğin yolculuğu
Doğumumuzdan yıllar önce kalma kelimeler
Her şeyi biliyorduk, ama anlayıştan yoksunduk
Binlerce gözle baktığımız gibi
Başlarımız onlara doğru dönüyor.
Eskilerle tanışın!
İnsanın yaratımlarını parçalayan eski güç
Ve kendisi yeniden doğuyor
Cennet açıldıkça ve toprağı ıslatırken
Her ağaç taştan kök salmıştır
Böylece kalenin duvarları düşer
Nefretin duvarları cam gibi parçalandı
Gemiler tarafından geçen bir zamandan gelen paslı makineler altta kalır, unutulur
Ve tüm izlerimiz temiz suda yıkanır
Binlerce yıl göz açıp kapayıncaya kadar silindi
Kutsal Yazılar yere geri dönüyor
Eskilerle tanışın!
Yeni Dünya ile tanışın!