Naglfar — Bring Out Your Dead şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Naglfar adlı sanatçının "Bring Out Your Dead" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
I caress the cold blackened Skin.
A Whore soon dead as Life has fled.
Necrotic scent unfolds.
My tainted Touch burns in her Veins.
A husk diseased, gagging to breathe.
Soon nothing left but Bones.
You can find me at the Cemeteries.
There, where Death is most real.
I await.
Where the Maggots crawl, there I wait for your Soul.
You can call me by my Name.
I am the Plague.
You will know me by the trail of deceased.
The dead sprawled in the Streets.
Putried Bodies, my Trophies, they’re mine to claim.
So waste no Prayers.
Your God is not here.
My Presence brings you all Despair, so…
Bring on your Dead.
I caress the cold blackened Skin.
Another Soul add to my fold.
Necrotic scent unfolds.
My tainted Touch burns in her Veins.
A Face so pale as Life has failed.
Soon nothing left but Bones.
You will know me by the trail of deceased.
The dead sprawled in the Streets.
Putried Bodies, my Trophies, they’re mine to claim.
So waste no Prayers.
Your God is not here.
My Presence brings you all Despair, so…
Bring on your Dead.
Şarkı sözü çevirisi
Soğuk kararmış cildi okşuyorum.
Hayat kaçarken bir fahişe yakında öldü.
Nekrotik koku ortaya çıkıyor.
Lekeli Dokunuşum damarlarında yanıyor.
Bir kabuk hastalıklı, nefes almak için gagging.
Yakında kemiklerden başka bir şey kalmadı.
Beni Mezarlıklarda bulabilirsin.
Orada, ölümün en gerçek olduğu yerde.
Bekliyorum.
Kurtçukların süründüğü yerde, ruhunu bekliyorum.
Bana adımla hitap edebilirsin.
Ben Vebayım.
Beni merhumun izinden tanıyacaksınız.
Ölüler sokaklarda yayıldı.
Çürümüş cesetler, Kupalarım, onlar benim hakkım.
Öyleyse namazı boşa harcamayın.
Tanrınız burada değil.
Varlığım hepinize umutsuzluk getiriyor, bu yüzden…
Ölülerinizi getirin.
Soğuk kararmış cildi okşuyorum.
Benim katıma başka bir ruh daha eklendi.
Nekrotik koku ortaya çıkıyor.
Lekeli Dokunuşum damarlarında yanıyor.
Hayatın başarısız olduğu kadar solgun bir yüz.
Yakında kemiklerden başka bir şey kalmadı.
Beni merhumun izinden tanıyacaksınız.
Ölüler sokaklarda yayıldı.
Çürümüş cesetler, Kupalarım, onlar benim hakkım.
Öyleyse namazı boşa harcamayın.
Tanrınız burada değil.
Varlığım hepinize umutsuzluk getiriyor, bu yüzden…
Ölülerinizi getirin.