Nomadi — Tempo Che Se Ne Va şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Nomadi adlı sanatçının "Tempo Che Se Ne Va" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Immagini sbiadite, di un popolo ormai lontano,
ricco di contrade vuote, e di donne sole,
acqua che diventa fiume, tempo che se ne va,
bambino allo specchio, non c' gioco che non sar,
porter l’odore, del mosto nelle strade,
e la festa nelle piazze, colori dell’autunno,
trampolieri e mangiafuoco, giocolieri ed imbroglioni,
il mio cuore si riempiva, ti tante emozioni,
vite consumate, a prender decisioni,
e voglia di fuggire, cuori fermi alle stazioni,
voglia di restare, fra canto e osterie,
ormai l’ultimo treno se ne andato via,
anni che passavano, dietro alle stagioni,
lottando con la fede, sciogliendo le passioni,
girando poi le spalle, come fanno gli uomini forti,
quelli che nella vita, non accettano mai i torti,
vecchio contadino, che dava consigli al vento,
seduto su quell’uscio, con la bottiglia accanto,
la sua bocca come un fiume, straripante di parole,
raccontava di una donna, il suo pi№ grande amore,
troppo vuota la bottiglia, troppo grande il suo dolore,
lo trovammo al mattino, di un giorno senza sole,
lo trovammo con in mano, una foto in bianco e nero,
di quella donna tanto amata, di cui andava fiero…
Şarkı sözü çevirisi
Soluk görüntüler, şimdi uzak bir insanın,
boş mahallelerde zengin ve yalnız kadınlar,
nehre dönüşen su, giden zaman,
bebek aynada, sar olmayacak hiçbir oyun yok,
sokaklara wort kokusu getir,
ve meydanlarda bayram, sonbaharın renkleri,
waders ve ateş yiyenler, hokkabazlar ve dolandırıcılar,
kalbim doluydu, çok fazla duygu var,
harcanan hayatlar, karar verme,
ve kaçmak istiyorum, kalpler hala istasyonlarda,
şarkı söylemek ve tavernalar arasında kalmak ister misiniz,
şimdi son tren gitti,
geçen yıllar, mevsimlerin gerisinde,
inançla mücadele etmek, tutkuları çözmek,
sonra güçlü erkeklerin yaptığı gibi omuzlarını çeviriyor,
hayatta asla yanlışları kabul etmeyenler,
eski köylü, rüzgara tavsiye veriyor,
o kapıda oturuyor, yanında bir şişe var.,
bir nehir gibi ağzı, kelimelerle dolup taşan,
bir kadın, onun en№ büyük aşk anlattı,
şişeyi çok boş, acısı çok büyük,
onu sabah, güneşsiz bir günde bulduk.,
elinde siyah-beyaz bir fotoğrafla bulduk. ,
gurur duyduğu o sevgili kadının…