Nostalgia 77 — Crescent City şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Nostalgia 77 adlı sanatçının "Crescent City" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Crescent city, crescent city, oh Half way to where I’m going to I pass you by and then who knows?
The next I know, you’re my pretty rose
Laughing, laughing, but crying home
When will I next see who I’ll, wondering soul
And there’s a mad man on the reef
He’s praying for some sweet relief
Sits down and he thinks
When that cousin boom goes pink? (???)
Like laughing, like laughing,
But they know, what is dust to dust like you
Oh, whom, I’m wandering, so Looking at the moon, but I’m thinking of the sun
No, looking at the moon, but I’m thinking of the sun
Looking at the moon, but I’m thinking of the sun
If I could choose, I’d become dust
Eyes like foreign smack our rest (???)
To the wind lake in air (?), when I travel
Far from here
Like laughing, like laughing,
Like crying all over
What is dust to dust like you
Might have a soul
Crescent city, crescent city, oh Half way to where I’m going to I pass you by and then who knows?
The next I know, you’re my pretty rose
Şarkı sözü çevirisi
Crescent city, crescent city, oh, gittiğim yerin yarısı, seni geçiyorum ve sonra kim bilir?
Bir sonraki bildiğim, sen benim güzel gülümsün
Gülüyor, gülüyor, ama evde ağlıyor
Bir dahaki sefere kimi göreceğim, ruhumu merak ediyorum
Ve resifte çılgın bir adam var
Tatlı bir rahatlama için dua ediyor.
Oturur ve düşünür
Kuzen patlaması pembeye döndüğünde mi? (???)
Gülmek gibi, gülmek gibi,
Ama senin gibi tozdan toza ne olduğunu biliyorlar
Oh, kim, ben dolaşıyorum, bu yüzden aya bakıyorum, ama güneşi düşünüyorum
Hayır, aya bakıyorum ama güneşi düşünüyorum.
Ay'a bakıyorum, ama güneşi düşünüyorum
Seçebilseydim, toz olurdum.
Yabancı gibi gözler bizim dinlenme şaplak (???)
Havadaki rüzgar gölüne (?), Seyahat ettiğimde
Uzaklardan buraya
Gülmek gibi, gülmek gibi,
Her yerde ağlamak gibi
Senin gibi toza toz nedir
Bir ruhu olabilir
Crescent city, crescent city, oh, gittiğim yerin yarısı, seni geçiyorum ve sonra kim bilir?
Bir sonraki bildiğim, sen benim güzel gülümsün