Quijano — El arrepentido şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Quijano adlı sanatçının "El arrepentido" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

Mírame, aquí me tienes,
pidiendo perdón y arrepentido.

Anteayer te hartaste de aguantar
y a las diez cerraste la maleta.
Te llevaste tu ropa y mi historieta,
me besaste y te fuiste
como siempre tan discreta.
Recordé, noqueado en el sillón,
cada vez que amenazabas sin matar.
Y esa noche vi
que eran balas de verdad
con el óxido del llanto,
con la pólvora cansada de esperar.

Mírame, que aquí me tienes perdido,
como un mendigo pidiendo perdón
y arrepentido.
He llorado, he sufrido y pensado
y ahora sé de mi error, te me vas
y estoy desesperado.
Y mírame, que aquí me tienes perdido,
como un mendigo pidiendo perdón
y arrepentido.
He llorado, he sufrido y pensado
y ahora sé de mi error, te me vas
y estoy desesperado.

Fueron once los inviernos que vivimos,
casi doce pues mañana es mes de marzo.
Ahora pienso en aquel frío día del flechazo
con tu cara pintada, asustada
y los libros bajo el brazo.
Y hace tiempo que tratabas de arreglar
un final que alargabas por los dos.
Y una noche y mil noches sin amor
en mi lado de la cama de mañana
quien entraba era el sol.

Mírame, que aquí me tienes perdido,
como un mendigo pidiendo perdón
y arrepentido.
He llorado, he sufrido y pensado
y ahora sé de mi error, te me vas
y estoy desesperado.
Y mírame, que aquí me tienes perdido,
como un mendigo pidiendo perdón
y arrepentido.
He llorado, he sufrido y pensado
y ahora sé de mi error, te me vas
y estoy desesperado.

Mírame, no sé que más decirte
ni como pedirte que me perdones.
Tanto llorar, tanto sufrir,
tanto pensar, tanto… tanto mendigar.

Y mírame, que aquí me tienes perdido,
como un mendigo pidiendo perdón
y arrepentido.
He llorado, he sufrido y pensado
y ahora sé de mi error, te me vas
y estoy desesperado.

Şarkı sözü çevirisi

Bana bak, işte buradayım, affetmek ve pişman olmak için yalvarıyorum.

Dünden önceki gün dayanmaktan yoruldun ve on yaşında bavulu kapattın.
Kıyafetlerini ve çizgi filmimi aldın, beni öptün ve her zamanki gibi çok gizli bıraktın.
Her seferinde öldürmeden tehdit ettiğinde kanepede bayıldığımı hatırladım.
Ve o gece, ağlamanın paslı, beklemekten bıkmış barutlu gerçek mermiler olduğunu gördüm.

Bana bak, burada beni affetmek ve tövbe etmek isteyen bir dilenci gibi kaybettin.
Ağladım, acı çektim ve düşündüm ve şimdi hatamı biliyorum, beni terk ediyorsun ve çaresizim.
Ve bana bak, burada beni affetmek ve tövbe etmek isteyen bir dilenci gibi kaybettin.
Ağladım, acı çektim ve düşündüm ve şimdi hatamı biliyorum, beni terk ediyorsun ve çaresizim.

Yaşadığımız on bir kış vardı, neredeyse on iki, çünkü yarın Mart ayı.
Şimdi o soğuk ok gününü düşünüyorum, yüzün boyalı, korkmuş ve kolunun altındaki kitaplar.
Ve ikimiz için de uzatacağın bir sonu düzeltmeye çalışmayalı uzun zaman oldu.
Ve bir gece ve binlerce Aşksız gece, yarın yatağın yanında, güneş geldi.

Bana bak, burada beni affetmek ve tövbe etmek isteyen bir dilenci gibi kaybettin.
Ağladım, acı çektim ve düşündüm ve şimdi hatamı biliyorum, beni terk ediyorsun ve çaresizim.
Ve bana bak, burada beni affetmek ve tövbe etmek isteyen bir dilenci gibi kaybettin.
Ağladım, acı çektim ve düşündüm ve şimdi hatamı biliyorum, beni terk ediyorsun ve çaresizim.

Bana bak, sana başka ne söyleyeceğimi ya da beni affetmeni nasıl isteyeceğimi bilmiyorum.
Çok fazla ağlıyor, çok fazla acı çekiyor, çok fazla düşünüyor ... çok fazla yalvarıyorum.

Ve bana bak, burada beni affetmek ve tövbe etmek isteyen bir dilenci gibi kaybettin.
Ağladım, acı çektim ve düşündüm ve şimdi hatamı biliyorum, beni terk ediyorsun ve çaresizim.