Rick Springfield — Dream In Colour şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Rick Springfield adlı sanatçının "Dream In Colour" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

You wake up to tell me
(That you’re numb inside, that the feelings all have died)
You’re praying and you’re saying
(That you do believe, but I don’t believe that’s true)
Everything has always been there, nothing goes away that won’t come back
You’re living in a house of cards, and you’re blowing down the stack
She sleeps under a rainbow, she won’t dream in colour
(She don’t dream in colour)
She thinks that her soul is painted grey or black and white
Sleeping under a rainbow she could dream in colour, dream in colour
(She don’t dream in colour) tonight
Glass mirror, look in (I know it’s hard to see, when the one you free is you)
Sleep walking, high talking
(But the colours aren’t real and the things you feel don’t last)
You sit there looking at the sunrise, not knowing if the day has come or gone
You’re wondering why it turns you off, when it never turns you on Picking at the lock on the front door, pulling at the shutters on the windows
But you’re living in a house of shadows
Even tho' you’re lonely you think it’s you, sitting at that table set for one
You’re waiting for the guest that never comes
She could dream in colour, she could
(Sleeping under a rainbow, dream in colour)
(repeats out)

Şarkı sözü çevirisi

Bana söylemek için uyanıyorsun.
(İçinde uyuştuğunu, tüm duyguların öldüğünü)
Dua ediyorsun ve söylüyorsun
(Gerçekten inanıyorsun, ama bunun doğru olduğuna inanmıyorum)
Her şey her zaman oradaydı, hiçbir şey geri gelmeyecek
Kartlarla dolu bir evde yaşıyorsun ve yığını yok ediyorsun
Bir gökkuşağının altında uyur, renkli rüya görmez
(Renkli hayal kurmuyor)
Ruhunun gri veya siyah beyaza boyandığını düşünüyor.
Gökkuşağının altında uyurken, renkli rüyalar görebiliyordu, renkli rüyalar görebiliyordu
(Renkli rüya görmez) bu gece
Cam ayna, bak (özgür olduğun zaman görmenin zor olduğunu biliyorum)
Uyku yürüyüş, yüksek konuşma
(Ama renkler gerçek değil ve hissettiğiniz şeyler uzun sürmez)
Orada gün doğarken, bir gün gelip ya da sahip olduklarını bilmeden oturup gitti
Neden seni kapattığını merak ediyorsun, ama asla seni heyecanlandırmıyor, ön kapının kilidini açıyor, pencerelerdeki kepenkleri çekiyor
Ama sen gölgelerin evinde yaşıyorsun.
Yalnız olsan bile, sen olduğunu düşünüyorsun, o masada oturuyorsun.
Hiç gelmeyen misafiri bekliyorsun.
Renkli rüyalar görebiliyordu.
(Bir gökkuşağının altında uyumak, renkli rüya)
(dışarı tekrarlar )