Saturnus — Call of the Raven Moon şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Saturnus adlı sanatçının "Call of the Raven Moon" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
The night sky is ever still as silence descends, the four winds
becoming one caressing my naked body, and as you watch
the branches bend,
revealing all of you.
Long lost, but never forgotten.
Will you meet me at the lake
where the water calms my fear?
Will you once more fall in love
and light in me your flame?
Come to me once more,
and I shall know peace and at last be free.
The shattered path before my heavy feet, leading me inward
to this broken temple of love,
lust and creation, resting here
whilst heeding the call.
We now lay under the moonlit sky
in the shadows of the past,
and as we become one the stars
kneel down, whispering poetry
of this withering moment.
The falling leaves weaving
a blanket, underneath it the innermost truth,
feeding the sands of time,
stilling it’s hunger
while we quench our thirst.
Taking our place among forever,
remembered only by two.
Now closing our eyes to see,
changing our hearts to feel,
sealing our lips to hear.
The call of the raven moon,
laying us to rest.
Your skin like silver
in the night, your face like a poem without words,
Your touch was the sun in my heart,
and my heart was found by you.
And as the worlds begins to wake
so falls the last petal,
and at all things end we must go our separate ways into the night,
always alone because
I couldn’t save you.
And for that, I am sorry and always will be!..
Şarkı sözü çevirisi
Gece gökyüzü her zaman sessizliğin indiği gibi, dört rüzgar
çıplak bedenimi okşayan biri olmak ve izlemek gibi
dallar bükülür,
hepinizi açığa çıkarıyorum.
Uzun zamandır kayıp, ama asla unutulmadı.
Benimle gölde buluşur musun?
suyun korkumu yatıştırdığı yer mi?
Bir kez daha aşık olacak mısın
ve ateşini içime mi yakacaksın?
Bir kez daha bana gel,
ve barışı bileceğim ve sonunda özgür olacağım.
Ağır ayaklarım, önde gelen benden önce paramparça yolu içe
bu kırık aşk tapınağına,
şehvet ve yaratılış, burada dinlenme
çağrıyı dinlerken.
Şimdi mehtaplı gökyüzünün altında yatıyoruz
geçmişin gölgelerinde,
ve bir yıldız haline geldikçe
diz çök, şiir fısıldıyor
bu solgun anın.
Düşen yapraklar dokuma
bir battaniye, altında en içteki gerçek,
zamanın kumlarını beslemek,
hala açlık
susuzluğumuzu giderirken.
Sonsuza dek yerimizi almak,
sadece iki kişi tarafından hatırlandı.
Şimdi görmek için gözlerimizi kapatıyoruz,
kalplerimizi hissetmek için değiştiriyoruz,
duymak için dudaklarımızı mühürlemek.
Kuzgun Ayın çağrısı,
dinlenecek döşeme.
Cildin gümüş gibi
geceleri, yüzün kelimeler olmadan bir şiir gibi,
Senin dokunuşun kalbimdeki güneşti.,
ve kalbim senin tarafından bulundu.
Ve dünyalar uyanmaya başladığında
böylece son taç yaprağı düşer,
ve her şey sona erdiğinde, gece için ayrı yollara gitmeliyiz,
her zaman yalnız çünkü
Seni kurtaramadım.
Ve bunun için üzgünüm ve her zaman olacak!..