Sinew — Sin nada de nada şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, Sinew adlı sanatçının "Sin nada de nada" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

There is a void inside of us. An empty spot where our
soul used to be.
Listening to the echoing emptiness we go crazy. That’s
why we try desperately to get rid of it.
Hold in, take a breath and ask yourself what we are. We are priviledged victims. Rich but worthless. Fat but
hungry. Entertained but bored. Strong but powerless.
Creating but dead. connected but lonely.
We know everything but understand nothing. We admire
inane artifacts but are blind to the miracle that is life
itself, blind to the human being in front of us.
The obscenity of our world hits me with the brutality of a freight train. Shows me the disaccord of our existence
with unhidden clarity. It’s all a Big Laugh Tragedy. Too
sad to laugh — too ironic to cry.
We poisen the soil while people are starving. We destroy
thousand-year-old cultures in the name of diversity.
No roots — no future. Our roots dry in the sun, ripped
out as a victim to progress.
All of this makes it hard to hold on to hope. Feeds the
need in me to close my eyes and be silent forever. No healing. No compassion. No goddamned nothing. I am alone
by myself praying to a god I can’t believe it exists. I pray to a god I can’t believe it exists…

Şarkı sözü çevirisi

İçimizde bir boşluk var. Boş bir nokta nerede bizim
ruh eskiden öyleydi.
Yankılanan boşluğu dinlerken çıldırıyoruz. Bu
bu yüzden umutsuzca ondan kurtulmaya çalışıyoruz.
Dayan, nefes al ve kendine ne olduğumuzu sor. Biz ayrıcalıklı kurbanlarız. Zengin ama değersiz. Şişman ama
aç. Eğlendirdi ama sıkıldı. Güçlü ama güçsüz.
Yaratıyorum ama ölüyorum. bağlı ama yalnız.
Her şeyi biliyoruz ama hiçbir şey anlamıyoruz. Hayranız
anlamsız eserler ama hayat olan mucizeye kördür
kendisi, önümüzdeki insana kör.
Dünyamızın müstehcenliği, bir yük treninin acımasızlığıyla beni vuruyor. Bana varlığımızın uyumsuzluğunu gösteriyor.
gizlenmemiş netlikle. Hepsi büyük bir kahkaha trajedisi. Çok
gülmek üzücü-ağlamak için çok ironik.
İnsanlar açlıktan ölürken toprağı poisen ediyoruz. Yok ediyoruz
çeşitlilik adına bin yıllık kültürler.
Kök yok-gelecek yok. Köklerimiz güneşte kurudu, yırtıldı
ilerlemek için bir kurban olarak dışarı.
Bütün bunlar umuda tutunmayı zorlaştırıyor. Beslemeleri
gözlerimi kapatmam ve sonsuza dek sessiz kalmam gerekiyor. Hiçbir iyileşme. Merhamet. Hiçbir şey yok lanet olası. Yalnızım
tek başıma bir tanrıya dua ederek var olduğuna inanamıyorum. Bir tanrıya dua ediyorum var olduğuna inanamıyorum…