Sting — I Was Brought To My Senses şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Sting adlı sanatçının "I Was Brought To My Senses" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Alone with my thoughts this evening
I walked on the banks of Tyne
I wondered how I could win you
Or if I could make you mine
Or if I could make you mine
The wind it was so insistent
With tales of a stormy south
But when I spied two birds in a sycamore tree
There came a dryness in my mouth
Came a dryness in my mouth
For then without rhyme or reason
The two birds did rise up to fly
And where the two birds were flying
I swear I saw you and I I swear I saw you and I I walked out this morning
It was like a veil had been removed from before my eyes
For the first time I saw the work of heaven
In the line where the hills had been married to the sky
And all around me every blade of singing grass
Was calling out your name and that our love would always last
And inside every turning leaf
Is the pattern of an older tree
The shape of our future
The shape of all our history
And out of the confusion
Where the river meets the sea
Came things I’d never seen
Things I’d never seen
I was brought to my senses
I was blind but now that I can see
Every signpost in nature
Said you belong to me
I know it’s true
It’s written in a sky as blue
As blue as your eyes, as blue as your eyes
If nature’s red in tooth and claw
Like winter’s freeze and summer’s thaw
The wounds she gave me Were the wounds that would heal me And we’d be like the moon and sun
And when our courtly dance had run
Its course across the sky
Then together we would lie
And out of the confusion
Where the river meets the sea
Something new would arrive
Something better would arrive
I was brought to my senses
I was blind but now that I can see
Every signpost in nature
Şarkı sözü çevirisi
Bu akşam düşüncelerimle yalnız
Tyne kıyılarında yürüdüm.
Seni nasıl kazanabileceğimi merak ettim.
Ya da seni benim yapabilseydim
Ya da seni benim yapabilseydim
Rüzgar çok ısrarlı oldu
Fırtınalı bir Güney hikayeleri ile
Ama Çınar ağacında iki kuş gözetlediğimde
Ağzımda bir kuruluk geldi
Ağzımda bir kuruluk geldi
O zaman kafiye ya da sebep olmadan
İki kuş uçmak için yükseldi
Ve iki kuşun uçtuğu yer
Yemin ederim seni gördüm ve yemin ederim seni gördüm ve bu sabah çıktım.
Sanki gözlerimin önünde bir peçe çıkarılmış gibiydi.
İlk defa cennet çalışmalarını gördüm
Tepelerin gökyüzüyle evlendiği sırada
Ve çevremdeki her şarkı söyleyen çimen
Senin adını haykırıyordu ve aşkımız her zaman sürecek
Ve her dönen yaprağın içinde
Eski bir ağacın deseni mi
Geleceğimizin şekli
Tüm tarihimizin şekli
Ve karışıklık dışında
Nehrin denizle buluştuğu yer
Hiç görmediğim şeyler geldi.
Ben yapmam öyle şeyler gördüm
Kendime getirildim
Kördüm ama şimdi görüyorum ki
Doğadaki her tabela
Bana ait olduğunu söyledi
Bunun doğru olduğunu biliyorum
Gökyüzünde mavi olarak yazılmıştır.
Gözlerin kadar mavi, gözlerin kadar mavi
Eğer diş ve pençede doğa kırmızıysa
Kışın donması ve yazın erimesi gibi
Bana verdiği yaralar beni iyileştirecek yaralardı ve ay ve güneş gibi olurduk
Ve Saray dansımız koştuğunda
Gökyüzünde onun rotası
Sonra birlikte yalan söylerdik
Ve karışıklık dışında
Nehrin denizle buluştuğu yer
Yeni bir şey gelirdi
Daha iyi bir şey gelirdi
Kendime getirildim
Kördüm ama şimdi görüyorum ki
Doğadaki her tabela