Sycamour — Brakes şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Sycamour adlı sanatçının "Brakes" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Goddamit, Imma sucka for bright eyes
Cherry lips leave me in awe
What I’d give to brush that hair behind her ear
«Now, I want you so bad»
And that’s his gaping flaw; A Break in guard.
Wide enough for me to slip my blade inside;
Into his heart. A blackened hole.
Through jaded cartilage; a gaping smile.
Well the cocaine, and the nose bleeds;
Will be the knife that bled you dry.
All the poison; what you’ve stolen:
Will be returned a thousand times:
Before you even close your eyes.
Our name engraved into your hide.
Slow down.
Boy, I think you need to: Hold on.
Turn it down. Tame it up.
Wet like a new born babe:
Teach me. How do you keep so shameless?
Baby, you still bleed like me.
I’ll teach you how to be afraid.
I swear that it’s all mostly painless.
Baby, you’re not invincible.
Now bottle it up. Bottle it up baby.
And breathe out. If you’re still seeing red.
Just bottle it up, bottle it up buddy.
We’ll see about that luck you keep in hand.
Sanctuary in my bed. I’m coming for your head.
A bad man with a serpent’s tongue n' a silver spoon; He’s choking on.
I can see you shakin'
Get up. And face me like a man.
Show me these hands that strangle life from kids.
Alcohol and orphan tears.
Dead hearts and stolen years.
In the sweatshops fingers blistered to the bone.
In the brothels, broken. You’ve broken the hope:
Of a thousand, a thousand crying eyes.
I’ll make a fountain; I’ll make a fountain out of you.
Ba-ba-ba-ba-dah.
Now, you know this ain’t what you want.
Şarkı sözü çevirisi
Lanet olsun, parlak gözler için İmma sucka
Kiraz dudakları beni huşu içinde bırakıyor
Kulağının arkasındaki saçları fırçalamak için ne verirdim
"Şimdi, seni çok istiyorum»
Ve bu onun şaşkın kusuru; nöbetçi bir mola.
Bıçağımı içeri sokmam için yeterince geniş;
Onun kalbine. Kararmış bir delik.
Yorgun kıkırdaktan; şaşkın bir gülümseme.
Kokain ve burun kanaması;
Kanını kurutan bıçak olacak.
Tüm bu zehir, çaldığın şey:
Bin kez iade edilecektir:
Gözlerini bile kapatmadan önce.
Bizim adımız derine kazınmış.
Yavaş ol.
Evlat, bence şunu yapmalısın: bekle.
KIS şunu. Evcil o kadar.
Yeni doğmuş bir bebek gibi ıslak:
Öğret bana. Nasıl bu kadar utanmaz oluyorsun?
Bebeğim, hala benim gibi kanıyorsun.
Sana nasıl korkulacağını öğreteceğim.
Yemin ederim, hepsi çoğunlukla ağrısızdır.
Bebeğim, sen yenilmez değilsin.
Şimdi şişeye koy. Şişele bebeğim.
Ve nefes ver. Eğer hala kırmızı görüyorsan.
Sadece şişele, şişele dostum.
Elinde tuttuğun şansı göreceğiz.
Yatağımda sığınak. Kelleni almaya geliyorum.
Yılan Dili ve gümüş kaşığı olan kötü bir adam; boğuluyor.
Sallıyorsun görebiliyorum
Kalkmak. Ve benimle erkek gibi yüzleş.
Bana çocukların hayatını boğan bu elleri göster.
Alkol ve yetim gözyaşları.
Ölü kalpler ve çalıntı yıllar.
Terletici dükkanlarda parmaklar kemiğe kabarmış.
Genelevlerde, kırık. Umudunu kırdın.:
Bin, bin ağlayan göz.
Bir çeşme yapacağım, senden bir çeşme yapacağım.
Ba-ba-ba-ba-dah.
İstediğin şeyin bu olmadığını biliyorsun.