The Blood Brothers — Camouflage, Camouflage şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, The Blood Brothers adlı sanatçının "Camouflage, Camouflage" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
«Alice, where’s your tongue?»
she said, «look in the encyclopedia’s ceaseless chatter.»
«Alice, where’s your hair?»
she said, «look in the sharp of a well-worn butterfly knife.»
«Alice, where’s your teeth?»
she said, «look at the piano. they’re dangling from every single chord.»
«Alice, where’s your lips?»
«look in the empires roaring; the tyrants getting so loud and boring.»
«Alice, where’s your man?»
«look in this black eye written like the o in the word goodbye.»
«Alice, where’s your house?»
«it's built on the hush of your favorite record’s screeching halt.»
«Alice, where’s your clothes?»
«they'll be sweet sheets around your eyes when street boars eat you alive!.»
«Alice, where’s your swans?»
«flying in hotel rooms stealing stereos.»
mister the sky’s a contortionist.
the streets are skipping records blaring hiss.
camouflage, camouflage.
the city’s draped in camouflage.
the taxis are jaguars throwing fits.
subways are subterranean bullets.
camouflage, camouflage.
the city’s draped in camouflage.
can’t you see the sidewalks are just snakes peeling off last year’s skin?
can’t you find your own face shining in the sky’s false reflection?
where’s your voice?
where’s your dress?
where’s your bones?
draped in camouflage.
where’s your beach?
where’s your sky?
where’s your clouds?
draped in camouflage.
and she says give me one good reason not to empty the heart of all it’s zeros
and ones,
not to smash that telecaster before it births a thousand useless slums.
love bit you in the throat while you were staring at the sea.
all the girls in Montreal are smashing skateboards in the street.
it’s 4am and she’s at your door with a suitcase, in a nightgown.
we slip through mansions with fences full-grown.
we slip through streetlights in crooked rows.
i saw the sky split in two: one half jealous and one half cruel.
i felt my chest cave in under a pile of synthetic grins.
the fields are day-glo under sobbing rainbows dragged through filthy thoughts,
false applause and camouflage.
i couldn’t see the solar system,
it was camouflaged as a tape loop repeating.
i couldn’t see the glorious meadow,
it was camouflaged as a smashes stain glass window.
i couldn’t see the love and affection,
it was camouflaged as a jungle of erections.
i couldn’t see the skeletal lightning,
it was camouflaged as a young machete.
Şarkı sözü çevirisi
"Alice, dilin nerede?»
dedi ki, " ansiklopedinin durmadan konuşmasına bakın.»
"Alice, saçın nerede?»
dedi ki, " iyi giyilmiş bir kelebek bıçağının keskinliğine bakın.»
"Alice, dişlerin nerede?»
"piyanoya bak. her akordan sarkıyorlar.»
"Alice, dudakların nerede?»
"İmparatorlukların kükremesine bakın; zorbalar çok gürültülü ve sıkıcı oluyor.»
"Alice, adamın nerede?»
"elveda kelimesindeki o gibi yazılmış bu siyah göze bakın.»
"Alice, evin nerede?»
«en sevdiğiniz rekorun çığlık atmasının durması üzerine inşa edilmiştir.»
"Alice, kıyafetlerin nerede?»
"sokak domuzları seni canlı canlı yediğinde gözlerinin etrafında tatlı çarşaflar olacak!.»
"Alice, kuğuların nerede?»
"otel odalarında uçan müzik seti çalmak.»
Bay gökyüzü bir akrobat.
sokaklar tıslama blaring kayıtları atlanıyor.
kamuflaj, kamuflaj.
şehir kamuflajla kaplı.
taksiler nöbet geçiren jaguarlar.
metrolar yeraltı mermileridir.
kamuflaj, kamuflaj.
şehir kamuflajla kaplı.
kaldırımların sadece geçen yılın derisini soyan yılanlar olduğunu görmüyor musun?
kendi yüzünün gökyüzünün yanlış yansımasında parladığını bulamıyor musun?
sesin nerede?
elbisen nerede?
kemiklerin nerede?
kamuflajla örtülmüş.
plajın nerede?
gökyüzün nerede?
bulutların nerede?
kamuflajla örtülmüş.
ve bana tüm sıfırların kalbini boşaltmamak için iyi bir sebep ver diyor
ve olanlar,
binlerce işe yaramaz gecekondu doğmadan önce o telecaster'ı parçalamak değil.
aşk, sen denize bakarken boğazından ısırdı.
Montreal'deki bütün kızlar sokakta kaykayları parçalıyorlar.
04: 00 ve kapıda Bir Bavul vardı, anlıyor musunuz.
tam teşekküllü çitlerle konaklardan geçiyoruz.
sokak lambalarından çarpık sıralar halinde kayıyoruz.
gökyüzünün ikiye ayrıldığını gördüm: bir yarısı kıskanç ve bir yarısı zalim.
göğsümün bir yığın sentetik sırıtış altında sıkıştığını hissettim.
tarlalar, kirli düşüncelerle sürüklenen ağlayan gökkuşağının altında gün ışığına çıkıyor,
sahte alkış ve kamuflaj.
güneş sistemini göremedim.,
tekrar eden bir bant halkası olarak kamufle edildi.
şanlı çayırı göremedim.,
kırık bir cam pencere lekesi olarak kamufle edildi.
sevgiyi ve sevgiyi göremedim,
bir ereksiyon ormanı olarak kamufle edildi.
iskelet yıldırımını göremedim.,
genç bir Pala gibi kamufle edildi.