The Crimea — Mountain of Strange şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, The Crimea adlı sanatçının "Mountain of Strange" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

That girl she hated the telephone
Smashed it off the wall like it was her kid brother
The endless voices, stolen kisses, like desert orchids
You were all my Christmases
As long as there’s still blood in my veins
I’ll tear down mountains
‘Til I reach your mountain of strange
You’ll never fall asleep with your head on my chest again
I promise that Ill wave to you
When I’m going round the bend
Butterfly wings
Stagger drunk in the halogen
Moonlight in the
The lost cities of your caress
The unexplained mysteries
There’s a stranger in your favourite jeans
There was a signpost pointing to the sky
Ill never reach your dizzy heights
Not in a thousand lifetimes
The endless winters in the whites of your eyes
There was a signpost pointing to the sky
Butterfly wings
Stagger drunk in the halogen
The lost cities of your caress
The unexplained mysteries
There’s a stranger in your favourite jeans
You don’t have to be in prison to be in prison
Any creed any colour any religion
Man, woman and the little children in the London dungeons
There’s people hanging upside down
Beneath cites bridges and underpasses
Forming stalactites of tears like human chandeliers
This is not the heaven that we saw on television
Where was Steve McQueen where was Marillion
Where was Roman Polanski and his amazing rain machine
Seven million goldfish swimming in vicious circles in vicious streets
Where were the virgins as far as the eye could see
Butterfly wings
Stagger drunk in the halogen
Moonlight in the spider webs
In the burnt out cinema
Your ghost still plays the Wurlitzer
We’re falling off the radar screens
We’re falling off the radar screens
Way out where the sunset ends
Beyond our logic and comprehension

Şarkı sözü çevirisi

O kız telefondan nefret ediyordu.
Küçük kardeşi gibi duvardan parçaladı.
Sonsuz sesler, çöl orkideleri gibi çalınan öpücükler
Sen benim Noel'imdin.
Damarlarımda hala kan olduğu sürece
Dağları yıkacağım.
Garip dağına ulaşana kadar
Hiç uyurken başını göğsüme tekrar düşeceksin
Sana Kötü dalga söz veriyorum
Virajda dönerken
Kelebek kanatları
Halojen sarhoş sendeleyerek
Ay ışığı
Okşamanın kayıp şehirleri
Açıklanamayan Gizemler
En sevdiğin kotta bir yabancı var.
Gökyüzüne işaret eden bir tabela vardı
Baş döndürücü yüksekliklerine asla ulaşamıyorum
Ama binlerce yaşamda değil
Gözlerinizin beyazlarında sonsuz kışlar
Gökyüzüne işaret eden bir tabela vardı
Kelebek kanatları
Halojen sarhoş sendeleyerek
Okşamanın kayıp şehirleri
Açıklanamayan Gizemler
En sevdiğin kotta bir yabancı var.
Hapishanede olmak için hapishanede olmak zorunda değilsin
Herhangi bir inanç herhangi bir renk herhangi bir din
Londra zindanlarındaki erkek, kadın ve küçük çocuklar
Baş aşağı asılı insanlar var
Köprülerin ve alt geçitlerin altında
İnsan avizeleri gibi gözyaşı sarkıtlarının oluşumu
Bu televizyonda gördüğümüz cennet değil.
Steve McQueen neredeydi Marillion neredeydi
Roman Polanski ve onun inanılmaz yağmur makinesi neredeydi
Yedi milyon akvaryum balığı kısır sokaklarda kısır çevrelerde yüzüyor
Bakireler göz görebildiği kadar neredeydi
Kelebek kanatları
Halojen sarhoş sendeleyerek
Örümcek ağlarında ay ışığı
Yanmış sinemada
Hayaletin hala Wurlitzer çalıyor
Radar ekranlarından düşüyoruz
Radar ekranlarından düşüyoruz
Gün batımının bittiği yere giden yol
Mantığımızın ve anlayışımızın ötesinde