The Mills Brothers — Rockin' Chair Swing şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, The Mills Brothers adlı sanatçının "Rockin' Chair Swing" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Old rocking chair’s got me, my cane by my side
Fetch me that gin, son, 'fore I tan your hide
Can’t get from this cabin, goin' nowhere
Just set me here grabbin' at the flies round this rocking chair
My dear old aunt Harriet, in Heaven she be
Send me sweet chariot, for the end of the trouble I see
Old rocking chair gets it, judgement day is here
Chained to my rocking chair
Old rocking chair’s got me, son, (rocking chair got you father)
My cane by my side, (yes, your cane by your side)
Now fetch me a little gin son, (ain't got no gin, father)
What? 'fore I tan your hide, now, (you're gonna tan my hide)
You know, I can’t get from this old cabin, (what cabin? joking)
I ain’t goin' nowhere. (why ain’t you goin' nowhere?)
Just sittin' me here grabbin' (grabbin') at the flies round this old rocking
chair
(rocking chair)
Now you remember dear old aunt Harriet, (aunt Harriet)
How long in Heaven she be? (she's up in Heaven)
Send me down, send me down sweet (sweet chariot) chariot
End of this trouble I see. (I see, daddy)
Old rocking chair gets it son, (rocking chair get it, father)
Judgement day is here, too. (your judgement day is here)
Chained to my rocking, old rocking chair
Şarkı sözü çevirisi
Eski sallanan sandalye beni yakaladı, bastonum yanımda
Derini bronzlaştırmadan önce bana cin getir evlat.
Bu kulübeden çıkamıyorum, hiçbir yere gitmiyor
Bu sallanan sandalyenin etrafındaki sinekleri yakalamamı sağla.
Sevgili yaşlı teyze Harriet, Cennette o
Gördüğüm sıkıntıların sonu için bana tatlı bir araba gönder
Eski sallanan sandalye alır, kıyamet günü burada
Sallanan sandalyeme zincirlenmiş
Eski sallanan sandalye beni aldı, oğlum, (sallanan sandalye seni aldı baba)
Bastonum yanımda, (Evet, bastonunuz yanınızda)
Şimdi bana küçük bir cin getir oğlum, (cin yok, baba)
Ne? derini bronzlaştırmadan önce, şimdi, (derimi bronzlaştıracaksın)
Biliyor musun, bu eski kulübeden çıkamıyorum, (hangi kulübe? şaka yapma)
Hiç bir yere gitmiyorum. (neden hiçbir yere gitmiyorsun?)
Sadece burada oturuyorum, bu eski sallanmanın etrafındaki sinekleri tutuyorum (tutuyorum).
sandalyeli
(sallanan sandalye)
Şimdi sevgili yaşlı teyze harriet'i hatırlıyorsun, (teyze Harriet)
Kısa bir süre sonra, o Cennet nasıl? (Cennette o)
Bana yollayın, tatlı (sweet chariot) araba bana gönderin
Görüyorum ki bu bela sona ermiş. (Anlıyorum, baba)
Eski sallanan sandalye alır oğlu, (sallanan sandalye al, baba)
Kıyamet günü de burada. (kıyamet gününüz burada)
Sallanan, eski sallanan sandalyeme zincirlenmiş