The Savage Rose — A Trial In Our Native Town şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi

Sayfa, The Savage Rose adlı sanatçının "A Trial In Our Native Town" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.

Şarkı sözleri

A leather strip around your wrist
The great landowner whom you kissed
Cries out from the battlefield
Tell me, where did you come from?
Coming right through to the end
You don’t want to resent
The poor souls that brought you here
The landscape behind your fingerprints
You have walked between snakes in the plain
People everywhere greeted you in vain
Steal my heart, baby, just roll on
Just roll on from your native town
They’ve been haunting you and drinking
They’ve been so careful thinking
That you shouldn’t be alone here
That you belong to them
There’s the drummer, breathing the air
There’s the man who brought the chair
Where you should be seated
Within the doors of your home
You sit down in this painted chair
You’re tired, they don’t care
Oh, come out from your hiding place
They want to kiss you, want to be with you
The fields are heavy with dust
Remember the smell from your city lost
The chain around your naked foot
Tell me, what do you do now?
You better wait until past midnight
Tie your mind to yours waiting outside the prison
With the leather strip from your hand
Wait, I’ll come to hold you tight

Şarkı sözü çevirisi

Bileğinizin etrafında bir deri şerit
Öptüğün büyük toprak sahibi
Savaş alanından haykırıyor
Söylesene, nereden geldin?
Doğru yolun sonuna geldi
Kızmak istemezsin.
Seni buraya getiren zavallı ruhlar.
Parmak izlerinin arkasındaki manzara
Ovada yılanlar arasında yürüdün.
Her yerde insanlar sizi boşuna karşıladı
Kalbimi çal bebeğim, sadece yuvarlan
Sadece memleketinizden uzaklaşın
Sana musallat oldular ve içtiler.
Çok dikkatli düşündüler.
Burada yalnız kalmaman gerektiğini.
Onlara ait olduğunu
İşte baterist, havayı soluyor
İşte sandalyeyi getiren adam.
Oturmanız gereken yer
Evinizin kapıları içinde
Bu boyalı sandalyeye otur.
Yorgunsun, umursamıyorlar.
Saklandığın yerden çık.
Seni öpmek istiyorlar, seninle olmak istiyorlar
Tarlalar tozla dolu.
Kayıp şehrinizin kokusunu hatırlayın
Çıplak ayak etrafında zincir
Söyle bana, şimdi ne yapıyorsun?
Daha geçen gece yarısına kadar bekle
Hapishanenin dışında beklerken zihnini seninkine bağla
Elinizden deri şerit ile
Bekle, seni sıkıca sarmaya geleceğim.