Those Who Lie Beneath — A Great Farmland Romance şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Those Who Lie Beneath adlı sanatçının "A Great Farmland Romance" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
Farmland is the middle of nowhere.
They run their car 'till it’s dead.
The smell of shit fills the air.
Farmland as far as the eyes can see.
Popping the hood with no clue of what to do.
She knows he doesn’t have the slightest clue just from his eyes.
He goes to find help, tells her to wait in the car.
Miles pass, he sees the light he’s looking for.
Three swift knocks at the door when she answers.
He sees with surprise an old woman with kindess in her eyes,
«My car is dead down the road, can we get some help?»
«Come right in, son. We’ll see what we can do.»
Pa comes down, whispers in her ear.
Total mood change just that fast.
They get the truck, they return and say,
«We insist you stay for some supper.»
They dig in, unknowing what’s to come.
Waves of black flash over their eyes.
He falls as he tries to stand up.
«We've spiked your drinks, now you’re fucking dead.»
He wakes up tied down to a bed,
Screams from the next room.
There’s nowhere to run.
Suddenly, the screams stop with a thud.
Suddenly, the door opens,
With grandma holding his love’s head in her hands.
She moves it up and down his body,
With a new look in her eyes.
Screams come from his mouth.
Pa comes in and cuts his tongue out.
Love fills the air as they both cut him up.
When they’re done they throw him in a tub.
«Take him to the barn, feed him to the pigs!»
His living body; being eaten away.
Whispering sweet nothings in each others’ears.
Hugging and kissing until he’s good and dead.
Şarkı sözü çevirisi
Tarım arazileri ıssızlığın ortasıdır.
Arabalarını ölene kadar çalıştırıyorlar.
Bok kokusu havayı doldurur.
Tarlalar göz alabildiğine.
Ne yapacağına dair hiçbir ipucu olmadan kaputu patlatıyor.
Sadece gözlerinden en ufak bir ipucu olmadığını biliyor.
Yardım bulmaya gider, arabada beklemesini söyler.
Miles pass, aradığı ışığı görüyor.
Cevap verdiğinde üç hızlı kapıyı çalıyor.
Gözlerinde nezaket ile yaşlı bir kadını şaşırtıyor,
"Arabam yolda öldü, yardım alabilir miyiz?»
"İçeri gel, evlat. Ne yapabileceğimize bakarız.»
Babam aşağı iner, kulağına fısıldar.
Sadece hızlı toplam ruh hali değişikliği.
Kamyonu alıyorlar, geri dönüyorlar ve diyorlar ki,
"Akşam yemeğine Kalman için ısrar ediyoruz.»
Ne olacağını bilmeden kazıyorlar.
Gözlerinin üzerinde siyah dalgalar parlıyor.
Ayağa kalkmaya çalışırken düşer.
"İçkilerini karıştırdık, şimdi öldün.»
O wakes Yukarı bağlı Aşağı için bir yatak,
Yan odadan çığlıklar.
Kaçacak bir yer yok.
Aniden, çığlıklar bir vuruşla durur.
Aniden, kapı açılır,
Büyükannemin aşkının kafasını elinde tutmasıyla.
Vücudunu yukarı ve aşağı hareket ettiriyor,
Gözlerinde yeni bir bakışla.
Çığlıklar ağzından geliyor.
Babam içeri girer ve dilini keser.
Aşk, her ikisi de onu keserken havayı doldurur.
Bitirdikleri zaman onu küvete atarlar.
"Onu ahıra götür, domuzlara besle!»
Canlı bedeni, yemiş.
Birbirlerinin yıllarına tatlı şeyler fısıldıyorlardı.
İyi ve ölene kadar sarılıp öpüşüyor.