Vesania — The Mystory şarkısının şarkı sözleri ve çevirisi
Sayfa, Vesania adlı sanatçının "The Mystory" şarkısının sözlerini ve Türkçeye çevirisini içeriyor.
Şarkı sözleri
in a pale glare of candles
I saw heavens wept with blood
given into eternity oblivion
the battlefield of the holy war
'who brought the light?
who turned the glare of our eyes into tears?'
with one piece of melting glass I cried
and this one fell into limbo
ages long falling
traversing the far-away galaxies
kosmos never remembered
'in it the path of stars engraved'
and the light has pealed
illuminating the omni-existence
the tear fell down upon the monolith
unveiling the one from myriads of cromlechs
now, it shines as a crystal-cold flake
the one, who possessed the mystery and become glorified
by those, who know the empire of sins
'in them the path of stars engraved'
and the rain, that rose from the crystal mountain
washed away the divine blood
now I shall inherit the strength
with my love and hatred recasted into sword
among halls of crystals
palace of me
frozen mirror-walls reflecting the interior into nothingness
'eerie labyrinth of paths uneasy'
'dort wirst du in Flammenmeer erkennen das Eis'
through dimensions of unforgiven sins
I know that blood must be shed
I will engrave the paths on this earth
still the light is pale
Şarkı sözü çevirisi
mumların soluk parıltısında
Cennetin kanla ağladığını gördüm.
sonsuzluk unutulmasına verilen
kutsal savaşın savaş alanı
ışığı kim getirdi?
gözlerimizin parıltısını kim gözyaşlarına dönüştürdü?'
bir parça eriyen camla ağladım
ve bu bir limbo içine düştü
yaş uzun düşen
uzak galaksilerin geçişi
kosmos asla hatırlamadı
'içinde yıldızların yolu kazınmış'
ve ışık soyuldu
omni-varoluşun aydınlatılması
gözyaşı monolit üzerine düştü
sayısız cromlech'ten birini ortaya çıkarmak
şimdi, kristal-soğuk bir pul gibi parlıyor
gizemi ele geçiren ve yüceltilen kişi
günahların İmparatorluğunu bilenlere,
onlara yıldızların yolu kazınmıştır.
ve kristal dağdan yükselen yağmur
ilahi kanı yıkadı
şimdi gücü miras alacağım.
sevgim ve nefretim ile kılıç haline geldi
kristallerin salonları arasında
benim sarayım
iç mekanı hiçliğe yansıtan donmuş ayna duvarları
'yolların ürkütücü Labirenti huzursuz'
'dort wirst du in Flammenmeer erkennen das Eis'
affedilmeyen günahların boyutları sayesinde
Biliyorum kan dökülmeli.
Bu dünyadaki yolları kazıyacağım.
ve yine de ışık solgun